Her gün eylemde: Susarsak çocuklarımız ölür

56
image_pdf

Açlık grevi ve ölüm orucundaki çocuklarının çığlığı olmak için polisin tüm engellerine rağmen 20 gündür Koşuyolu Parkı’nda oturma eylemi yapan annelerden biri olan Rabia Ataş, her gün yürüyerek geldiği eyleme dikkat çekerek, “Susarsak çocuklarımız ölür” diyor.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan açlık grevi ve ölüm orucuna dikkat çekmek için Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı’nda beyaz tülbentli anneler, polisin engellemelerine rağmen 20 gündür oturma eylemini sürdürüyor. Bedenlerini açlığa yatırmış çocuklarını yaşatmak için günün erken saatlerinde hem kent merkezindeki hem de ilçelerdeki evlerden çıkarak kilometrelerce yoldan gelen anneler, Koşuyolu Parkı’nda çocuklarının sesi oluyor.
‘DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ’
Koşuyolu Parkı 5 Mayıs’tan bu yana polis ablukasında, her yanı bariyerlerle çevrilmiş. Her gün eylemden bir saat önce parkın içi tümden boşaltılıyor, kimsenin parka girip çıkmasına izin verilmiyor. Günlerdir kapatılan parkta oturma eylemi yapmakta kararlı olan anneler, polis engelline rağmen mücadelelerini parkın çevresinde farklı noktalarda sürdürüyor. Polisin hakaret ve müdahalesine maruz kalan beyaz tülbentli annelerin ağzından tek bir cümle çıkıyor: “Direne direne kazanacağız.”
ENGELLEMELERE RAĞMEN 
Her gün saat 12.00 sıralarında parkın çevresinde farklı noktalarda oturan anneler, kalkanlı polislerin ablukasına alınıyor. Çembere alınan beyaz tülbentli anneler, sık sık kendi anadilleriyle sloganlar atarak, şarkılar söyleyerek, seslerini duyurmaya çalışıyor. Bazı anneler slogan atıkları için ya darp ediliyor ya da polisin hakaretlerine maruz kalıyor. Bazı anneler kendilerine saldıran polislere dertlerini anadilleri olan Kürtçe’yle anlatıyor. Polisin yanıtı ise hiç değişmiyor: “Anladığımız dilden konuş.”
MÜCADELELERİ BÜYÜYOR
Polisin tüm müdahalesine rağmen her gün parka gelmeye devam eden anneler, yetkililere seslerini duyurmak için mücadele ediyor. Annelerin sesini çalıştırdıkları TOMA’larla kısmaya ve egzoz gazıyla da rahatsız eden polisin bu uygulamaları anneleri durdurmak bir yana mücadelelerini daha da büyütüyor. Beyaz tülbentli anneler polisin tüm engellemelerine rağmen bir saatlik oturma eylemlerini yaptıktan sonra polis ablukasını kırarak TUAD-DER binasına yürüyor.
GERİ ADIM ATMAK YOK
Rabia Ataş, her gün Yenişehir’in Şehitlik semtindeki evinden yürüyerek Koşuyolu Parkı’na gelen annelerden biri. Ne polis darbı ne de gözaltı Ataş’a geri adım attırıyor. 3 yıl önce “örgüt üyeliği” iddiasıyla 15 yıl hapis ceza alan ve 1 Mart’tan bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan kızı Şivekar Ataş’ın (23) sesi olmak için her gün Koşuyolu Parkı’na yürüyor. Saat 10.00’da oruçlu haliyle evden çıkan anne Ataş, saat 12.00’de yapılan oturma eyleminde yerini alıyor. Açlık grevcilerinin çığlığı olan anne Ataş, 4 saatlik eyleminin ardından tekrardan yürüyerek evine gidiyor.
‘SUSARSAK ÖLÜRLER’
Açlık grevcilerinin sesinin duyurabilmek için 2 aydır sokaklarda mücadele ettiğini belirten anne Rabia Ataş, talepleri olan tecrit kaldırılıncaya kadar mücadelesini sürdürmekte kararlı. Çocuklarının ölümüne göz yummayacaklarının altını çizen anne Ataş, “Susarsak çocuklarımız ölür” diyerek, daha fazla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
GÖZÜ KULAĞI HABERLERDE
Her gün eşinden ve çocuklarından helallik isteyerek eyleme geldiğini kaydeden anne Ataş, “Eve geldiğimde oruçlu olmama rağmen boğazımdan bir şey geçmiyor. Çocuğumun boğazından bir şey geçmiyor, benimkisinden nasıl geçsin” dedi. Eve geldiği gibi Kürtçe yayın yapan TV’leri açarak, haberleri izleyen anne Ataş, gözü kulağı açlık grevcilerden gelen haberlerde. Günlük gazetelerinde açlık greviyle ilgili haberleri de çocukları ona okuyor. Anne Ataş, olası gözaltı ve tutuklamalara karşı da tedbirli eyleme gidiyor. Yedek kıyafet yanına aldığını söyleyen Ataş, “Hazırlıklı olmak iyidir” diyor.
‘SAVAŞI DURDURMAK İÇİN VARIZ’
15 yaşından beri başına barışın simgesi olan beyaz tülbenti taktığına işaret eden anne Rabia Ataş, barışlara vesile olan beyaz tülbentin önemini anlatarak, son söz babından “Savaşı durdurmak için varız” diyor.
image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.