PETROL İŞ SENDİKASI: GREV YASAKÇISI TÜPRAŞ DEMOKLESİN KILICI

14
image_pdf

TÜPRAŞ’ta çalışan işçileri kapsayan Toplu İş Sözleşmesi sürecinde Yüksek Hakem Kurulu’nun (YHK) işveren lehine karar verdi. Görüşmelerde yapılan 16 oturumunda 80 maddeden 70’inde anlaşma sağlanırken kalan 10 maddeye ilişkin YHK’ye gidildi.

YHK ise işveren lehine karar vererek Petrol-İş’in kabul etmediği TİS sürecini 3 yıla çıkardı. İlk altı ay yüzde 6 zam veren YHK, işçiler için takip eden altı aylık periyotlarda ise yüzde 5 zam öngördü.

YHK’nun kararı sonrası açıklama yapan Petrol İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu “TÜPRAŞ işçisinin kazanımlarını geriye götüren ve işverenin bazı dayatmalarının dikkate alınmasıyla hazırlandığı anlaşılan bu sözleşme hükümleri kabul edilemez” dedi.

TÜPRAŞ’taki sözleşme süreçlerinin çok uzun yıllardır işveren ve işçiler arasındaki uzlaşı ile devam ettiğinin altını çizen Petrol İşi “Yıllardır grev yasağında bulunan TÜPRAŞ’ta ilk kez bir sözleşme, YHK tarafından imzalanmıştır. Ülkemizin en önemli ve stratejik kuruluşu olan TÜPRAŞ’ta, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, işçi-işveren ilişkilerinin karşılıklı anlayış ve güven içerisinde sürmesinin şartları artık ortadan kalkacaktır” ifadelerini kullandı.

  • PETROL İŞ SENDİKASININ AÇIKLAMASI

Petrol İş Sendikası Merkez Yürütme Kurulu imzasıyla yayımlanan açıklamanın tam metni şöyle:

Bağıtlanan sözleşme ile 2 yıllık sözleşme kapsam süresi 3 yıla çıkarılmış, vardiya sistemi değiştirilmiş ve ücret zammı YHK’nın teamüllerine de aykırı biçimde enflasyonun altında belirlenmiştir. TÜPRAŞ işçisinin kazanımlarını geriye götüren ve işverenin bazı dayatmalarının dikkate alınmasıyla hazırlandığı anlaşılan bu sözleşme hükümleri kabul edilemez! YHK, beklediğimiz üzere “hakem” rolünü oynamamış, işverenden yana bir sözleşmeye imza atmıştır.

Sendikamız ve üyelerimizin, toplu sözleşmenin tarafların iradesi dışında YHK eliyle bağıtlanmak istenmesine gösterdiği tepki ve itirazlara rağmen gelinen bu durum ülkemizde çalışma mevzuatının işçiler aleyhine işletildiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

TÜPRAŞ, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda grev yasağı bulunan işkolunda faaliyet göstermektedir. Çalışma mevzuatında korunan grev yasaklarıyla, işçinin elinden en önemli mücadele aracı olan grev alınmış ve grev yasaklı işlerde işverenlere önemli bir avantaj sağlanmıştır. Grev yasakları, işçiler üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Uluslararası normlara ve demokrasiye aykırı bu uygulama, ne yazık ki, TÜPRAŞ’ta bu dönem işveren tarafından kullanılmış ve sözleşmenin kritik idari maddelerinde bazı dayatmalarda bulunulmasıyla sözleşme süreci tıkanmıştır.

İşveren, TÜPRAŞ’taki grev yasağından aldığı güçle, müzakerelerde 3 yıllık sözleşme kapsam süresi, vardiya sisteminde değişiklik ve mazeret izinleri konusunda ısrarcı olmuştur. İşveren, TÜPRAŞ’ın gelenek ve kültürüne uygun davranmayarak süreci yokuşa sürmüştür.

Sendikamızın işçilerin kazanımlarının pazarlık konusu yapılmaması koşuluyla sözleşmenin tarafların mutabakatı ile masada bitirilmesi için gösterdiği tüm çabalar işveren tarafından dikkate alınmamıştır. Bunun üzerine TÜPRAŞ işçileri ve sendikamız, İzmit, Aliağa, Kırıkkale ve Batman Rafinerilerinde haftasonu demokratik haklarını kullanarak meşru tepkisini yaptığı eylemlerle göstermiştir.

Nihayetinde 1 Temmuz 2019 tarihine YHK tarafından bağıtlanan sözleşme ile süreç, TÜPRAŞ işyerinde 40 yıla uzanan köklü çalışma barışını bozacak ve işçi-işveren ilişkilerinde onulmaz hasarlar oluşturacak bir duruma taşınmıştır. Yıllardır grev yasağında bulunan TÜPRAŞ’ta ilk kez bir sözleşme, YHK tarafından imzalanmıştır. Ülkemizin en önemli ve stratejik kuruluşu olan TÜPRAŞ’ta, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, işçi-işveren ilişkilerinin karşılıklı anlayış ve güven içerisinde sürmesinin şartları artık ortadan kalkacaktır.

Petrol-İş, tüm organlarıyla ve dört rafineride örgütlü şubeleriyle gerekli değerlendirmeleri yapıp, bundan sonraki tavrını net, somut ve görünür şekilde ortaya koyacaktır. Sendikamız, YHK tarafından geri alınan haklarımızın telafi edilmesi için her türlü mücadeleyi verecek ve gerekli girişimde bulunacaktır. Sendikamız yeni bir mücadele süreci başlatmanın arefesindeyken işvereni de bir kez daha uyarmaktadır.

TÜPRAŞ’ta gelinen bu durumun sorumlusu ne alınteri dökerek fedakarca çalışan işçiler ne de sendikadır. İşletmede koşulların, çalışma barışının ortadan kalktığı bu noktaya taşınmasının sorumluluğu işverendedir. Petrol-İş, TÜPRAŞ’ta üyelerinin hak ve menfaatlerini yükseltmek için verdiği sendikal mücadelesini tüm kararlılığıyla sürdürecektir.

  • Tüpraş Kimin ? Tüpraş’ın Sahibi Kim ?

Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. yani kısaca “TÜPRAŞ”, tarihler 1983’ü  gösterdiğinde 24 Ocak kararlarının bir sonucu olarak Türkiye’deki rafinerilerin devlet eliyle tek çatı altında toplamak için kuruldu. Bünyesinde Kocaeli, Kırıkkale, Aliağa ve Batman’da rafinerileri bulunmaktadır. Bunun yanında Körfez Petrokimya adında bir petro kimya tesisi de bulunmaktadır. Aslına bakarsanız Tüpraş’ın ilk adımları 1961 yılında Amerikan Caltex tarafından kurulan aynı zamanda Türkiye’nin ilk rafinerisi olan olan İPRAŞ’a (İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş.) kadar dayanmaktadır.

Özelleştirme sonrasındaTüpraş ilk olarak Ocak 2004’te Tatneft – Zorlu Grubu tarafından 1,3 milyar dolar bedelle satın alındı.Daha sonra Petrol-İş’in açtığı dava sonucu yürütme durduruldu. Eylül 2005 de tekrar ihale yapıldı ve bu sefer ihaleyi en yüksek teklifi TÜSİAD’ın tekelci patronlarından ve işçi düşmanı  Koç-Shell Grubuna peşkeş çekildi. İhale bedeli 4 milyar 140 milyon dolar dı. Şirket 2014 yılında 1,4 milyar TL net kar elde etmiştir.

Bu dev şirketin %51 hissesi 26 Ocak 2006 tarihinde KOÇ Topluluğu ve Shell Ortak Girişim Grubuna devredilmiştir.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.