Ankara Üniversitesi’indeki ırkçı saldırılara dekanlık zırhı

0 325
image_pdf

Cebeci Kampüsü’nde ırkçı bir grubun saldırısına uğrayan Muzaffer Çiftçi adlı öğrenci, okul yönetimi ve emniyetin ırkçı gruplara göz yumduğunu söyledi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) öğrencisi Muzaffer Çiftçi, 31 Ekim’de Cebeci Kampüsü’nde ırkçı sloganlar atan bir grubun saldırısına uğradı. Öğrenciye yapılan saldırının ardından ‘Ankara Hukuk Ülkücüleri’ adlı bir sosyal medya hesabından, saldırıyı öven paylaşımlar yapıldı.

Muzaffer Çiftçi’ye saldıranların sosyal medya hesaplarında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile fotoğrafları olması dikkat çekti.

‘SÜREKLİ TACİZDE BULUNUYORLARDI’

Cebeci Kampüsü’nde maruz kaldığı ırkçı saldırıyı ve sonrasında okul yönetiminin tutumunu Mezopotamya Ajansı’a anlatan Muzaffer Çiftçi, ırkçı grupların akademik görülşere bile tahammülü olmadığını söylüyor:

“Yaklaşık 3 senedir Ankara’da yaşayan Çiftçi, “Fiziksel saldırılardan önce derslerde bazı akademik konularında görüşlerimizi dile getirirken sözlü saldırılara uğruyorduk ama bu geçen sene oluyordu. Örneğin en sade haliyle anadilde eğitim konularında bile bir münazara olduğunda sınıftaki veya çevredeki faşist gruplar, sözlü olarak tacizde bulunuyorlardı. Bu sözlü saldırılara maruz kaldığımda hep sabırlı oldum. Meşru zeminde görüşlerimi dile getirdiğim için rahattım.”


Cebeci Kampüsü’nde ırkçı saldırıya uğrayan Muzaffer Çiftçi okul yönetimnin ırkçı gruplara göz yumduğuna dikkat çekiyor.
‘ADAY OLDUĞUM İÇİN SALDIRIYA UĞRADIM’

Geçen dönem HDP’nin Hakkari Milletvekili Aday Adayı olduğunu belirten Çiftçi, “Bu süreçten dolayı da tanıyorlar beni. Bu saldırı da adaylığımla ilgili bağlantılı. Bu düşünce kendisinden olmayan herkesi kriminalize etme, suçlama, bir şekilde ilgisi olmadığı halde terörize etme amaçlıdır. Kapalı kapılar arkasında yapılan toplantılarla bu saldırı kararlarını alanlar çetelerdir” dedi.

‘OKUL YÖNETİM TEDBİR ALMADI’

Okul yönetiminin saldırılara karşı tedbir almadığını belirten Çiftçi okulun Özel Güvenlik Birimi’nin de tavrını ırkçı gruplardan yana koyduğunu belirtiyor:

“Saldırı günü, öğleden sonra dersim vardı. Okulun bahçesinde ders saatini beklerken dışarıda paltolu, tespihli 4-5 kişi yanıma geldiler. Çete diliyle ‘Muzaffer sen misin, bizimle geleceksin’ dediler. Direndiğimde, zorla dışarıya çıkartmaya kalktılar. Yanlış yaptıklarını söyledim. ‘Yanlış yapmıyoruz sen HDP’lisin, sen PKK’lisin’ dediler. O sırada bir arbede yaşandı ve yoğun bir şekilde darp edildim. 2 güvenlik görevlisi vardı, okulun bahçesinde. O gün özelinde sadece 2 güvenlik görevlisinin olması da düşündürücü açıkçası. Bu ırkçı grup saldırının olduğu gün sabah okulda bildiri dağıtmış. Buna rağmen tedbir almayan okul idaresi ve Özel Güvenlik Birimi’nin (ÖGB) ayrımcı tutumunu dolayısıyla ırkçı tarafta olduğu görüldü.”

‘IRKÇI GRUPLARA HEM DEKANLIK HEM DE EMNİYET GÖZ YUMUYOR’

Okul idaresinin kendisine ve saldırgan gruba yaklaşımına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, hem dekanlığın hem de emniyetin, farklı görüşleri sindirmek için bu gruplara göz yumduklarını belirtti:

“Olaydan sonra, fakültenin dekanı olay yerine gelip ‘ifadesini alın şunun’ dedi. Vücut bütünlüğüne saldırı yapılan ben olmama rağmen suçlu ve saldırıyı yapanmış gibi gösterildim. Yine olay sırasında güvenlikçiler saldırgan gruba ‘lütfen sakin olun, yapmayın’ gibi sözlerle yatıştırmaya çalışıyorlardı. Aynı güvenlikçiler bana gelince ‘otur oturduğun yerde, akıllı ol’ diye yaklaştılar. Hem dekanlığın hem emniyetin bilinçli bir şekilde farklı görüşleri sindirmek için bu gruplara göz yumduklarını çok açık bir şekilde gördüm. Olaydan sonra gelen polislerde saldırganlara hiç bir şey yapmayınca aslında yalnızca okul değil dışarıda da bir can güvenliğimin olmadığını anladım. Bu konuda kamera kayıtlarıyla beraber darp raporlarımı şikayetçi olduğumuz makamlara verildi. Olaydan sonra birçok kurumdan ve milletvekillerinden telefonlar aldım.”

‘HUKUK DEVLETİNDE ELİ PALALI İNSANLAR OKUL KAMPÜSÜNDE DOLAŞAMAZ’

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’ndeki ırkçı grupların pervasızlığını gözler önüne seren Muzaffer Çiftçi, sözlerini endişe verici ifadelerle tamamladı:

“Şayet öldürülürsem ya da başıma bir şey gelirse sorumluları bellidir, okuldadır. Çetevari yaklaşım destekleyen İçişleri Bakanlığı sorumludur. Kendilerini tanıtıp bize saldıracak cüreti gösterenlerin üst makamlardan destek aldığı açıktır. Eğer ki burası bir hukuk devletiyse burada eli palalı, silahlı çeteler dolaşamaz.”

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.