‘Küllerimizden bir kez daha doğma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz’

0 16
image_pdf

Yeni yılın ilk anmasında Cumartesi Anneleri, ‘Yok etmeyi hedefleyen zulme karşı küllerimizden bir kez daha doğma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz’ dedi. Diyarbakır’da ise 26 yıl önce gözaltında kaybedilen Ahmet Tekin’in akıbetini soruldu

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması için her hafta düzenledikleri eylemlerinin 823’üncüsünu gerçekleştirdi. Koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen eylemde bu hafta yeni yıla dair açıklama yapıldı. Açıklamayı kayıp Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak yaptı.

Ocak, yeni yılın herkes için hukukun ve adaletin yılı olması temennisinde bulunarak, 2020’nin ağır insan hakları ihlalleri, hukuksuzluklar, adaletsizlikler ve koronavirüs salgını gölgesinde geçtiğini anımsattı. Ocak, Türkiye’nin hukuksal ve siyasal statüleri, anayasal güvenceye bağlanmış temel hak ve özgürlükleri kaybettiği duruma geldiğini belirterek, haklar ve özgürlüklerle ilgili tüm taleplerin iktidar tarafından terörle ilişkilendirilerek, cezalandırma gerekçesine dönüştüğünü kaydetti.

‘Galatasaray bize yasak’

823’ncü haftada sürdürdükleri hakikat ve adalet talebinin devleti yönetenler nezdinde 2020 yılında da karşılık bulmadığını ifade eden Ocak, “Aksine kayıplar gerçeğini ifade etmek ve kamuoyu oluşturmak için toplanma hakkımızı kullandığımız iletişim mekânımız Galatasaray, bize yasaklı olmaya devam etti. Bununla da kalmayıp Galatasaray’da ifade ve toplanma özgürlüğümüzü kullandığımız için hakkımızda dava açıldı” dedi.

‘Adalet Kaf Dağı’nın ardında’

Ocak, ifade ve toplanma özgürlüğünün kullanılabilmesi için kamusal mekânların herkese açık olması, asgari bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, kamusal alanların topluma kapatılmasının demokrasinin, ifade ve toplanma hakkının inkarı olduğuna işaret etti.

İktidarın 2020’de de gözaltında kaybedilen insanların akıbetlerinin açığa çıkarılması, bu insanlığa karşı suçun fail ve sorumlularının yargılanarak cezalandırılması görevini yerine getirmediğini yineleyen Ocak, “Cezasızlıkta ve inkarda ısrar etti. Kayıp yakınlarının yargıda bulamadıkları adaleti Kaf Dağı’nın ardına sakladı” diye konuştu.

‘Vazgeçmeyeceğiz’

2021’de de aşılması imkânsız görünen engellerin ardındaki Kaf Dağı’na, yani hakikate ve adalete ulaşmak için tüm zorlukları göğüslemeye devam etme edeceklerini söyleyen Ocak, “Yok etmeyi hedefleyen zulme karşı küllerimizden bir kez daha doğma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz. İyiliğe, umuda, hakikate ve adalete dair duyulması, bilinmesi gerekenleri söylemeye devam edeceğiz” diye belirtti.

‘Dayanışmayı büyüten bir yıl olsun’

Ocak, her biten yılın kayıplarından ayrı geçen koca bir yıl olduğunu söyleyerek, “Her geçen yılla birlikte acının yakıcı sınavından geçiyoruz… Ama her gelen yeni yılla birlikte umudumuzu, direncimizi ve kararlılığımızı büyütüyoruz. Zulmün karanlığına umut ektik, direnç ektik, kayıplarımızı bekliyoruz. Kaf Dağı’nın ardına saklasalar da kararlıyız; kayıplarımıza, hakikate ve adalete ulaşacağız” dedi.

Ocak, 2021’in aydınlık bir Türkiye için umudu, direnci ve dayanışmayı büyüten bir yıl olması temennisinde bulundu.

Ahmet Tekin için adalet 

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin her hafta düzenlediği “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 621’incisi, internet üzerinden online gerçekleştirildi. Eylemde bu hafta Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1994 yılında İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerlerin yol kontrolü sırasında gözaltına aldığı ve kendisinden bir daha haber alınamayan Ahmet Tekin’in akıbeti soruldu. Tekin’in hikayesini İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Bataray Saman anlattı.

Yol kontrolünde gözaltına alındı

1994 Mayıs ayında Diyarbakır’dan Lice’ye giden ve içinde Tekin’in bulunduğu minibüsün Sarnığ köyü civarında yol kontrolü yapan askerler tarafından durdurulduğunu hatırlatan Saman, askerlerin araç sürücüsüne ve yolculara “Siz gidin Ahmet bizim misafirimizdir” diyerek, Tekin’i gözaltına aldığını aktardı. O günden sonra Tekin’den haber alamayan aile bireylerinin Tekin’in bulunması için Lice savcılığına başvurduğunu belirten Saman, ancak görevsizlik kararı verilen dosyanın Diyarbakır 7’nci Kolordu Komutanlığı’na gönderildiğini söyledi.

Annesi gözaltında oğlunu görüyor  

Tekin’in kardeşi Bedri Tekin’in o dönem yaşadıklarını İHD’ye anlattığını kaydeden Saman, kardeş Tekin’in “Ağabeyim gözaltına alındıktan sonra onu Lice Jandarma Komutanlığı’nda gören görgü tanıkları var. Annem de ağabeyimin durumunu sormak için gittiği komutanlıkta Ahmet’i gözleri bağlı bir şekilde askerlerin arasında sorguya götürülürken görmüş. Bu sırada annem bağırarak, ağlamaya başlıyor. Annem feryat edince, adının Şahabettin olduğunu sandığımız yüzbaşı annemi darp etmişti. Annemin gözü aldığı darbeler sonucu şişip morarmıştı. Ancak tüm girişimlerimiz sonuçsuz kaldı. Ağabeyimden o tarihten itibaren bir daha haber alamadık” sözlerini ifade etti.

Saman, Tekin’in 1994 yılında Lice Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alındığını ve o tarihten itibaren kendisinden bir daha haber alınamadığına dikkat çekti.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.