Tutuklu havalimanı işçileri hakkında iddianame: “İşçilerin talepleri ve sendikacılık suç gibi gösteriliyor”

0 370
image_pdf

İstanbul Havalimanı inşaatında kötü çalışma şartları ve artan iş cinayetlerine tepki göstererek direnişe geçen ve bu nedenle tutuklanan işçiler ile sendikacılar hakkında iddianame hazırlandı. İnşaat-İş Sendikası’nın avukatı Ekin Güneş Saygılı, iddianamede, işçilerin taleplerini dile getirmelerinin ve sendikacılık faaliyetinin suç gibi gösterilmeye çalışıldığını belirtti

İstanbul Havalimanı inşaatında kötü çalışma şartları ve artan iş cinayetlerine tepki göstererek direnişe geçen ve bu nedenle tutuklanan işçiler ile sendikacılar hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı.

İddianamede, inşaat işçileri ve sendikacıların da bulunduğu 61 kişiye “Görevi yaptırmamak için direnme, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kamu malına zarar verme, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23. maddede belirtilen aletlerle katılma ve mala zarar verme” suçlamaları yöneltildi.

DİSK Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut ve İnşaat-İş Sendikası yöneticilerinin aralarında bulunduğu 31 işçinin tutukluluğu devam ediyor.

Evrensel’de yer alana habere göre, iddianamede, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ödenmeyen ücretlerin ödenmesi talebiyle gerçekleştirilen ve binlerce işçinin katıldığı iş bırakma eylemi “yasadışı” olarak nitelendirildi.

İddianamede ayrıca, alanda yapılan eylem çağrıları “çalışma hürriyetinin engellenmesi” olarak görülürken, talepleri için iş bırakan işçilerin kendi aralarında haberleşmek için kurdukları “Grup Direniş” isimli WhatsApp grubundaki yazışmalar da suç olarak nitelendi.

Gruptaki yazışmalar ve grupta yer almak suç delili

İddianamede “şüpheli” sıfatıyla yer alan işçi ve sendikacılara yöneltilen suçlamaların delilini ise söz konusu WhatsApp grubundaki yazışmalar ve sendikacılarla işçilerin bu gruba dahil olmaları oluşturdu.

İddianamenin “Netice ve talep” başlıklı bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı tüm şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği içerisinde yukarıda anlatıldığı şekilde havalimanı şantiyesindeki eylemlere katıldıkları, şüphelilerin bu eylemlerde aktif olarak rol aldıkları, şüphelilerin yürüyüş sırasında ellerinde baretler, sopalar ve taşlarla etrafa zarar verdikleri, yürüyüşe bu şekilde katıldıkları, müdahale eden kolluk kuvvetlerine direndikleri, slogan attıkları, eylem öncesi ve eylem sırasında birbirlerini organize etmek amacıyla mesaj grupları kurdukları, müdahalede bulunan jandarma aracına baret atmak ve yumruk vurmak suretiyle zarar verdikleri ayrıca yine kamp sahasında bulunan araçlara ve kamptaki prefabrik yapılara zarar verdikleri, yolları kapatarak, işçi servislerinin önlerini keserek sahada çalışan işçileri çalışmalarını ve iş sahalarına gitmelerini engelledikleri, şüphelilerin tüm bu eylemlerine ilişkin kamera görüntülerine ait çözümleme tutanaklarının, whatsapp yazışmalarının, video görüntü tutanaklarının, şüphelilerin ikrarını içeren savunmaların, olay tutanaklarının dosya içerisinde derç edildiği ve bu şekilde tüm şüphelilerin üzerilerine atılı suçları işledikleri anlaşılmıştır.

İddianameyi kabul eden Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesi, duruşma için 5 Aralık 2018 tarihine gün verdi. Duruşma, 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 09.30’da başlayacak.

Av. Saygılı: “Sendikacılık suç gibi gösterildi”

Sendika.Org’a yazılı demeç veren İnşaat-İş Sendikası’nın avukatı Ekin Güneş Saygılı, iddianamede, sendikacılık faaliyetinin suç gibi gösterilmeye çalışıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

İddianamede sendikacıların olay günü gerçekleştirdikleri, Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından da garanti altına alınan sendikacılık faaliyeti sanki bir suçmuş gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Esasında sendikacılar, Türkiye’de alışık olduğumuz “siz kenara çekilin, biz sendikacıyız” tavrını bir kenara koyarak, işçi temsilcileriyle beraber karar alıp üretimden gelen gücü kullanma iradesini gösterdikleri için bu iddianame düzenlenmiştir. Zaten tek tek sendikacılar özelindeki suçlamalar da bunlardan ibarettir.

“Topluma ‘hakkınızı aramayın’ mesajı veriliyor”

Havalimanı işçilerinin taleplerini dile getirmelerinin de iddianamede suç olarak gösterildiğini kaydeden Av. Saygılı, yaşanan tutuklamalar ve söz konusu iddianame ile topluma “hakkınızı aramayın” mesajı verilmek istendiğini söyledi.

Av. Saygılı şunları kaydetti:

İşçiler özelinde ise yine iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerde hak olarak tanınan ücretin 20 günden fazla ödenmemesi nedeniyle iş görmeme hakkını, iş sağlığı ve güvenliğine dair ciddi ve yakın tehlike haline çalışmaktan kaçınma hakkını ve ekonomik-demokratik talepleri toplu eylem biçiminde dile getirmeleri suç olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

İddianamede jandarmanın orantısız müdahalesi sonucu meydana gelen mala zarar eylemleri de işçilere yüklenmeye çalışılmıştır.

Bu tutuklamalar ve iddianame ile açıkça tüm topluma “hakkınızı aramayın” mesajı verilmek istenmiştir. Olaylar dindikten neredeyse bir gün sonra olay yerine giden iki sendikacı ve bir destekçiye de aynı suçlamaların yöneltilmesi bile, topluma bir mesaj, bir gözdağı verilmek istendiğini ortaya sermektedir.

Savcılığın “çalışma şartları bahanesi” dediği şartlar, işveren tarafından tüm kamuoyu önünde defalarca kabul ettiği, özür dilediği şartlardır. Bu ifade de ayrıca iddianamenin ne kadar gayriciddi olduğunu ortaya koymuştur.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.