Güneş altında, sigortasız, 12 saat çalışmaya 40 TL

59
image_pdf

Güneşin altında 12 saat kesintisiz çalışan ve çadırlarda yaşayan tarım işçileri, çalışma koşullarını ‘rezillik’ diyerek özetliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2019 verilerine göre, Türkiye’de 27 milyon kişi olarak istihdam edilen iş gücünün yüzde 17’sini tarım iş gücü oluşturuyor. Tarım işgücünde çalışanların yarısını ise mevsimlik tarım işçileri oluşturuyor. TÜİK’in 2018 verileri de bir önceki yıla göre mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri yüzde 12.6 artışla 66 liradan 74 liraya yükseldi. Urfa’dan Konya’nın Cihanbeyli ilçesine gelen mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri ise 40-50 TL arasında.

‘SİGORTA ZATEN YOK’

İşçilerden Şahin Çakırcı (30), bir yandan çapa yaparken bir yandan da sorunlarını dile getirdi. Ailesiyle birlikte Konya’ya çapa yapmaya geldiğini ve 4 ay boyunca burada kaldıklarını ifade eden Çakırcı, çocuklarının okulu bırakıp kendileriyle birlikte gelmek durumunda kaldıklarını belirtti. Çakırcı, “Günde 12 saat çalışıyoruz. Koşullar çok zor. Urfa’da iş olmadığı için buraya kadar geliyoruz. Devletten iş imkanı yaratmasını istiyoruz. Buraya tekrar gelmek istemiyoruz. Artık eskisi gibi değil, çok fazla Suriyeli işçi çalıştırdıkları için yevmiyeler düşüyor. Günde 50 TL alıyoruz.  Sigorta zaten yok” dedi.

‘İÇECEK SOĞUK SUYUMUZ DAHİ YOK’

Şehir merkezinden uzakta çalıştıklarını aktaran Çakırcı, “İçecek soğuk suyumuz dahi yok. Her şey artık parayla olmuş. Bir şey alamıyoruz. Yiyecek-içecek her şey pahalı. Suyun, elektriğin ve yolun parasını biz veriyoruz. Devlet suyu elektriği bile karşılamıyor” şeklinde konuştu.

‘HALİMİZ PERİŞAN’

Eşi Sahra Çobanoğlu ile birlikte çapa yapan 55 yaşındaki Aziz Çobanoğlu, “Böyle olmuyor, halimizi görüyorsunuz perişanız” diyerek, Urfa’da iş olmadığı için Konya’da çalışmak durumunda kaldığını anlattı. Konya’daki işleri bittikten sonra Urfa’ya döndüklerinde pamuk toplama işine gittiklerini ifade eden ve yaklaşık 3 aydır Konya’da olduklarını söyledi. Çobanoğlu, “Daha bugün çalıştık. Kaç saattir sadece 1 dönüm çapa yapabildik. Araziler çok kötü. Toprak sahipleri önceden ilaçlamadığı için ot çıkmış bu da bizim işimizi zorlaştırıyor. Dönüm başı 300 TL alıyoruz. Bir dönüm tarlanın çapasında kaç kişi çalıştıysak onu aramızda paylaşıyoruz. Kişi başı günlük 50 TL falan oluyor” dedi.

Bugüne kadar hep AKP’ye oy verdiğini ve pişman olduğunu söyleyen Çobanoğlu, “16 senedir AKP’ye oy veriyoruz. Ama AKP hiç bize bakmıyor. Demiyor bu fakirlerin halini görelim. İki tane amcaoğlum seçim döneminde öldürüldü. Bir dahakine kim iyiyse ona vereceğim. Bundan sonra AKP çok oy kaybedecek” dedi.

‘ÇALIŞMADIĞIMIZ GÜN AÇ KALIYORUZ’

Sahra Çobanoğlu (55) ise, “Rezil oluyoruz. Hastayım. Şeker tansiyon, astım hepsi var. Ayakta çalışamıyorum. Oturarak çalışıyorum. 15 yıldır çalışıyorum” dedi.

Çadırda kalan işçilerden Kasım Özbay (60) da, yaşadıkları koşullarının rezalet olduğunu ifade ederek, tuvaletin ve banyonun olmadığını aktardı. Elektrik, su, yeme, içme her şeyin parasını ödediklerini söyleyen Özbay, “Perişan olmuşuz. 8 ay çadırda kalıyoruz. Cumhurbaşkanı sesimizi duysun. Böceklerin içerisinde yatıyoruz. Perişanız. İş de yok. Aldığımız maaşla da ancak kendimizi geçindiriyoruz” diye aktardı. Ailecek çalışmaya geldiklerini dile getiren Özbay, “Çalıştığımız gün karnımız doyuyor. Çalışmadığımız zaman aç kalıyoruz. Buradan Urfa’ya döndüğümüzde yine açız” dedi.

‘TÜM MASRAFLAR BİZE AİT’

Konya’ya 15 kişilik ailesiyle birlikte çalışmaya gelen Emine Küçükoran (55) ise çalışma koşullarını ‘rezillik’ diyerek özetliyor. Sabahtan akşama kadar tarlanın içinde olduklarını söyleyen Küçükoran, “50 yıldırı tarlada çalışıyorum. Günde 12 saat çalışıyoruz. 6 ay kalıyoruz. Urfa’da iş olsaydı niye buraya gelelim. Dönüm başı 250 TL alıyoruz. Kişi başı 40-50 TL oluyor. Biz direkt mal sahibinden işi alıyoruz. Elektrik, su, yol masraflarının hepsi bize ait” dedi.

‘SESİMİZİ DUYACAKLAR MI?’

Konya’daki tarlalarda 13 yıldır çalıştığını dile getiren İbrahim Önen de, günde neredeyse 14 saat çalıştığını söyledi. Çalışma koşullarının gerçekten çok zor olduğunu aktaran Önen, şunları ifade etti:

“Mal sahibi bir fiyat söyler belirler biz ona göre çalışırız. Bu son 3 yıldır elektrik ve suyun çadıra kadar gelmesinin gerçekten çok faydası oldu. Ama ücreti kaldırsalar çok daha iyi olacak. Devlete ne söylesem boş yani sesimizi duyacaklar mı? Keşke duysalar da gelip buradaki ihtiyaçları bir görseler. Söyleyecek gerçekten söz yok. Bakın şu çadırda tuvalet ihtiyacımızı gideriyoruz. Belediyenin yaptığı konteyner tuvalette suyu çalışmıyor tıkanmış. Biz de kendi imkanımızla bir lavabo yaptık. 5 çocuğum var. Aile olarak buraya toplam 16 kişi geldik.”

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.