İdlip Pazalığı – Türkiye YPG’ye Karşı ÖSO’yu İstiyor

0 573
image_pdf

İdlib aşamasından sonra Suriye’deki durumun daha da karmaşık hale geleceği, özellikle Türkiye’nin operasyonda engel çıkarmama karşılığında Şam’a çok sayıda dayatmada bulunduğu bildiriliyor.

 

Suriye Savunma Bakanlığını kaynakları İdlib harekatının Eylül ayının ortalarında başlayacağını bildiriyor. Aynı kaynaklar Rusya’nın Türkiye aracılığıyla  El Kaide bağlantılı El Nusra gibi grupları teslim olmaya ikna etmeye çalıştığını, aksi durumda önümüzdeki günlerde kara harekâtına başlayacağı belirtiyor.

İdlib’in operasyonla cihatçılardan alınması, Türkiye tarafından desteklenen bu grupların devre dışı bırakılması, Türkiye’nin Suriye’deki konumunun değişmesi anlamına geleceğini Kürd ve Suriyeli yetkililer belirtiyor.

Ancak konunun bu aşamadan sonra daha da karmaşık hale geleceği, özellikle Türkiye’nin operasyonda engel çıkarmamak için Şam’a çok sayıda dayatmada bulunduğu bildiriliyor.

Ancak soruna taraf kesimler Suriye’deki siyasal geleceğin Kürdlerle rejim arasındaki ilişkiye bağlı olduğuna da dikkat çekiyor. Rejimin Rojava’da eskisi gibi otoriter, merkeziyetçi bir iktidar dayatması halinde çok daha karmaşık bir sürecin başlayacağı ifade ediliyor.

Suriye ve Rusya İdlib’de “bu örgütler ya teslim olacaklar  ya da imha olacaklar” söylemini yüksek perdeden dillendirmeye başlaydıysalar da işler öyle yürümediği de anlaşılıyor.

Bu konunun zorluğunu ifade eden birkaç faktör şöyle:

Öncelikle Türkiye, Almanya ve Amerika İdlib operasyonunu engellemeye çalışıyor. Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in Moskova’da yaptığı görüşmeler sonrasında, ‘bizim daha çok uzun süre huzur görmemizin istenmediğini anladım’ dediğini aktaran bir yetkili, ‘Türkiye’nin niyeti hiç değişmeyecek, bu terörist örgütler olmadan Türkiye’nin Suriye topraklarında kalmasının bir gerekçesi kalmayacak’ diyor. Mualim bunları derken Rus meslektaşlarına da, Türk tekliflerine yeterli tepki göstermediği için teesüf ediyor!

Yani Türkiye’nin elindeki kozlar tükenmiş değil.

Türkiye’nin zehirli şekerden önerileri!

Türk yetkililerin Rusya ile yaptıkları görüşmelere dair IMPNews’e bilgi veren kaynaklar, Türkiye’nin bütün derdinin Rojava’da Kürdlere herhangi bir statü verilmemesi. Bu kaynaklara göre Türkiye, Rus yetkililere 3 öneri sunarak alacakları yanıtlara göre işbirliği yapabileceklerini ifade etmiş. Bu konunda bilgi veren kaynak, Türkiye’nin önerilerini zehirden şeker diye tanımlıyor.

Buna göre Rusya, Türkiye’nin yaptığı 3 önerinin değerlendirileceğini söyleyerek zaman istemiş. Türkiye’nin önerileri şöyle sıralanıyor:

1- İdlib harekatına ÖSO’nun katılması,

2- Tıl Rıfat ve Şehba alanlarına Türkiye kontrölündeki ılımlı grupların yerleştirilmesi için kendisine bırakılması,

3- Kürdlere anayasal statü verilmemesi ve Suriye’nin inşasında kendisine de pay verilmesi.

ÖSO, YPG’ye karşı Türkiye kartı!

IMPNews’e konuşan Suriyeli bir askeri uzman, ‘operasyona ÖSO’nun da katılması’ ısrarının anlamını şöyle ifade ediyor: “İdlib’de sayıları 70-100 bini bulduğu söylenen profesyonel cihatçı militanlardan en az 30 bini ÖSO ismi altında Türkiye’ye bağlı. Bu gücün İdlip operasyonunda yer almasını istemesi, Suriye ordusunun SDG ve YPG’ye duyacağı ihtiyacı ortadan kaldırmak. Bu şekilde Suriye yönetiminin Kürdlere duyduğu ihtiyaçtan dolayı onlarla bir pazarlığa girmesinin önünü almak. Suriye rejimi ile Kürdlerin anlaştığını varsayarsak, DSG ve YPG’nin operasyona vereceği gücün sayısına takabül ediyor bu rakam. Ve cihatçıların da oldukça tecrübeli olduğunu bilmemiz gerekir. Haliyle akıllara hemen şu soru gelebilir, peki sonra bu militanlar ne olacak? Halep, Guta, Humus ve diğer bütün şehirlerde yenilen bu cihatçı grupların tüm elemanları İdlib’e gelmedi. Rejime teslim olanların çoğu af edildi ve orduya katıldı. İşte burda Türkiye tarafından önerilen bu güç de daha sonra bu şekilde orduya entegre edilecek. Türkiye’nin vereceği bu 20 veya 30 binlik cihatçılardan seçilmiş güçlerin içinde yabancı uyruklu olmayacağı da özenle belirtilmiş.”

‘Türkler, Suriye içinde kendileri için statü istiyor!’

Türkiye’nin Suriye’deki asıl amacı ile ilgili sohbet ettiğim, Suriyeli eski bir milletvekili ise şöyle diyor:

“Ancak mesele Türklerin OSÖ ile ilgili talepleri ile bitmiyor. Aslında Türkler Esad’a içirmek istedikleri zehiri zemzem şişesi ile gizliyor. Suriye rejimi ÖSO’nın katılımını kabul etse, hata Kürdlere statü vermez ve Kürdlerle bir savaşa tutunmayı göze alsa bile Türkiye’nin isteklerinin önü alınamaz” diyor.

“Esat tüm bunların farkında, ancak şu anda zamana ve Türklere karşı güçlenmeye ihtiyacı var. Çözemediği sorunları zamana yayıyor” diyen ihtiyar siyasetçi, Türklerin planlarının sadece şekil değiştirerek devam ettiğini ifade ederek şöyle konuşyor:

“Türkiye, Suriye’de Kürdlere bir statü verilmesini engellemeye çalışırken, aslına Suriye’nin tam kalbinde kendisi için bir statü istiyor. Yani silahlı gücü olan, çeşitli bölgeleri kontrol eden, ekonomik aktivitesi, özerkliği olan bölgeler istiyor Türkiye. Çatışmasızlık alanı diyerek İdilb’de yaptığı tam olarak buydu. Ancak şimdi İdlib’i kaybedeceğini görüyor ve yeni bir plan yapıyor. Yeni planda Rusya’yı da garantör kılmak istiyor. Özetle Türkiye, İran gibi Suriye içinde askeri üsler, ayrıcalıklar, kendi kontrolündeki bölgeler ve Kürdlerin ezilmesini istiyor. Suriye yönetimi tüm bunların farkında, Türkler, ‘İdlib’de askeri olmayan çözüm’ formulü altında gizlediklerini niyetlerine Avrupalıların mülteci korkusunu işleyerek onları da ortak ediyor.

ABD Esad’a değil İran ve Rusya’ya karşı

ABD’nin neden operasyonu istemediği yolundaki bir soruya da şu karşılığı veriyor: “ABD aslında artık Esad’ı devirme hayallerinden vazgeçti. İdlib’deki cihatçıların ezilmesinden de hicap duymaz herhalde. Onlar da bizimle birlikte IŞİD’e karşı savaştı. Ancak şimdi Suriye’nin zaferinin İran ve Rusya’nın bölgede tahkim olacakları şeklinde yorumluyor. Özellikler İran’ın Suriye’deki avantajları ve askeri ile siyasi varlığının İsrail’i tehdit ettiğini düşünüyor. Bu nedenle elinden geldikçe bu kaotik sürecin uzamasını istiyor. Yoksa İdlib’deki cihatçıların ezilmesi, Türkiye’nin Suriye’de yenilmesi onları gizliden gizliye sevindiriyor da. Eğer İran’ın Suriye’deki varlığına bir çare bulurlarsa Şam’daki elçiliklerini ilk açan onlar olacaktır. Bundan emin olabilirsiniz. Kürdleri kendileri için bir garanti olarak görmelerinin nedeni de İran ve Rusya’nın tamamen Suriye’yi kendilerine bağlayacağı korkusu. Şimdi bu ülke yeniden yapılanacak, imar edilecek. Kendine pay istiyor.”

Kaynak: MPNews

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.