Yılmaz Güney’in Bağımsız Kürdistan Konuşması

0 1.069
image_pdf

Yımaz Güney’in Bağımsız Kürdistan Konuşması

Yımaz Güney’in Bağımsız Kürdistan Konuşması

 

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım… Yol arkadaşlarım… Ve de­ğer­li ko­nuk­lar, Hoş­gel­di­niz, Se­lam size.­

 

Bil­di­ği­niz gi­bi Nev­roz, Kürt hal­kı için, za­lim­le­re ve zul­me kar­şı di­ren­me­nin, Yıl­gın­lığa ve tes­li­mi­ye­te kar­şı dur­ma­nın, Öz­gür­lük ve ba­ğım­sız­lık için mü­ca­de­le­nin, birlik ve dayanışmanın sem­bo­lü­dür. Bi­li­yo­rum ki, bugün bu­ra­da top­la­nan bü­tün arkadaşların yü­re­ği bu duygular için çar­pı­yor. Ço­cuk­la­rı­mı­zın yü­re­ği de bu duygular için çar­pa­cak. Zul­me ve kö­le­leş­tir­me­ye kar­şı çıkmak için, Öz­gür­lük ve ba­ğım­sız­lık için, Da­ğı­nık­lı­ğı bir­li­ğe çe­vir­mek için, Bu­gü­ne ka­dar, bu amaç­lar uğ­ru­na çok kur­ban ve­ril­di. Da­ha da ve­ri­le­cek. Çünkü kur­ban­sız za­fer müm­kün de­ğil­dir. Kan ve gözyaşını gö­ze al­mak zo­run­da­yız.

So­ru­yo­ruz?

Böy­le­si bir azim ve inat­la, böy­le­si bir inanç­la do­lu bir yü­re­k sus­turulabilinirmi­? Yine soruyorun? Böylesi bir kararlılığı taşıyan, böylesine yigit ve fedakar bir halka baş egdirmek müm­kün mü? Asla!..

Arkadaşlar Acı, bas­kı, yok­sul­luk, kan ve göz­ya­şı Kürt hal­kı­nın ka­de­ri de­ğil­dir. Biz, biz bu ka­de­ri reddediyoruz bu kaderi ta­nı­mı­yo­ruz. Biz, dört bir yan­dan iş­gal edilmiş bir sö­mür­ge ül­ke­nin ço­cuk­la­rı de­ğil ba­ğım­sız, birleşik, özgür bir Kürt ül­ke­si­nin, Kür­dis­tan’ın ço­cuk­la­rı ol­mak is­ti­yo­ruz. Biz, ken­di top­ra­ğı­mız­da, ken­di di­li­miz­de aşk ve öz­gür­lük tür­kü­le­ri söy­le­mek is­ti­yo­ruz. Biz, ken­di dün­ya­mı­zı, ken­di top­ra­ğı­mı­zı ken­di el­le­ri­miz­le yo­ğur­mak ve ona ye­ni­den biçim vermek is­ti­yo­ruz. Ve Biz, ken­di toprağımızda, ken­di bay­ra­ğı­mızın al­tın­da, öz­gür ve ba­ğım­sız olmak is­ti­yo­ruz.

Yi­ne unut­mu­yo­ruz ki, Kürt, Türk, Arap ve Acem iş­çi­le­ri­nin, köylülerinin ve emek­çi­le­ri­nin çı­karı­ birleşik güç­lü dev­let­le­rin oluş­ma­sın­dan yanadır. Ancak böyle bir birlik, gö­nül­lü bir­li­ğin ko­şul­la­rının tam ya­ra­tıl­masıyla mümkündür. eğer bu yoksa ­bu bir ha­yal­dir. Bunun için önümüzde bir tek yol var. gerek kendi içimizde, gerek kendi dışımızda çok yönlü mücadele.

Arkadaşlar bu­gün Kür­dis­tan’ın çe­şit­li ke­sim­le­rin­de, dağ­lar­da, ova­lar­da, fa­şist zin­dan­lar­da sö­mür­ge­ci­le­rin bas­kı ve zulümlerine kar­şı dö­ğü­şen­le­rin, dö­ğü­şe­rek ölen­le­rin ama­cı da bu. Biz döğüşerek ölenlerin bu uğurda şehit düşenlerin anısını, kal­bi­miz­de ve mü­ca­de­le­miz­de yaşatıyoruz, yaşatacağız. Ne mut­lu on­la­ra ki, onlar di­re­ne­rek öl­dü­ler ve ba­ğım­sız­lık ve özgürlük me­şa­le­si­ni­n a­teş­i ol­du­lar. Ne mut­lu!..

Değerli Ar­ka­daş­larım, ha­tır­lar­sı­nız, Kürt Ens­ti­tü­sü’nün ge­çen yıl ku­ru­luş ne­de­niy­le dü­zen­le­di­ği şen­lik­te, şöyle dedim, Ens­ti­tü’nün şu ya da bu gru­bun hiz­me­tin­de de­ğil, Ens­ti­tü’ bir bü­tün ola­rak Kürt ulu­su­nun hiz­me­tin­de bir bi­lim ku­ru­mudur. Bir yıl­lık, bir yıllık ça­lış­ma ve pra­tik sanıyorumki bu söz­le­ri­mi doğ­ru­lamıştır. Her­kes iyi bil­sinki, Ens­ti­tü­, ba­ğım­sız ve özerk ka­rak­te­ri­ni, de­mok­ra­tik ya­pı­sı­nı herşeyin üzerinde tutacak ve ko­ru­ya­cak­tır. Hiç­bir za­man kı­sır si­ya­sal çe­kiş­me­le­rin ve po­le­mik­le­rin tu­za­ğı­na düş­me­ye­cek­tir. Siz­ler de, Ens­ti­tü’yü gö­zü­nüz gi­bi ko­ru­ma­lı, onun mücadelesinin destekçileri olmalısınız.

Arkadaşlarım Ens­ti­tü, ba­ğım­sız­lık to­hu­mu­nun bir fi­li­zi­dir ve bugüne kadar, Kürt ulu­su­nun verdiği mü­ca­de­le­nin ürü­nü­dür. Da­ha da ge­li­şip güç­len­me­si siz­le­rin ça­ba­la­rı­na bağ­lı­dır. Ens­ti­tü et­ra­fın­da top­la­na­ca­ğız, onun önü­ne koy­du­ğu gö­rev­le­re, gü­cü­müz ora­nın­da kat­kı­da bu­lu­na­ca­ğız. Bi­le­ce­ğiz ki, ba­ğım­sız­lık mü­ca­de­le­si bir bü­tün­dür. Ki­mi za­man doğ­ru­yu ifa­de eden iki sa­tır­lık bir ya­zı, bir fi­kir, kitlelerin yüreğinde ses bulan bir türkünün çığlığı, kimi zaman sazın teline vu­ran bir mız­rap, çoğu zaman Atom bom­ba­sın­dan dahada güç­lü­dür.

İş­te bu ne­den­le biz, ha­ya­tın her ala­nın­da iyi sa­vaş­çı­lar, ba­şa­rı­lı sa­vaş­çı­lar ol­mak zorundayız ve bu savaşçıları ye­tiş­tir­mek zo­run­da­yız. Biz, sa­zı­mı­zı çok iyi, çok iyi ça­l­ma­lı­yız… Biz, iyi, çok iyi tür­kü­ler söy­le­me­li­yiz… Biz iyi, çok iyi re­sim­ler yap­ma­lı­yız… Biz iyi hi­ka­ye­ler, iyi şi­ir­ler, güç­lü ro­man­lar yaz­ma­lı­yız… Biz güç­lü bi­lim adam­la­rı, dip­lo­mat­lar ve tek­nis­yen­ler ye­tiş­tir­me­li­yiz. Bi­zim eli­miz hem ka­le­mi, hem ma­ki­na­yı hem de si­la­hı iyi tut­ma­lı­dır. Ki­mi za­man, kimi zaman sa­zı­mız si­lah, ki­mi za­man si­la­hı­mız bir saz ol­ma­lı­dır. Yine biz iyi bi­li­riz ki, en iyi tür­kü­le­ri, en doğ­ru söz­le­ri, ye­rin­de kul­la­nabilirsek bir kur­şun söy­ler.

Arkadaşlar Dağ­la­rı­mız, ova­la­rı­mız ve ır­mak­la­rı­mız bi­zi bek­li­yor. Biz bü­tün öm­rü­mü­zü gur­bet­te ge­çi­rip gur­bet tür­kü­le­ri söy­le­mek is­te­mi­yo­ruz. Biz, yi­ğit­lik­le­riy­le des­tan­lar yaz­mış bir hal­kız ve önü­müz­de du­ran bü­tün güç­lük­le­ri ye­ne­cek az­me ve koşullara sa­hi­biz. Türk, Acem ve Arap dev­rim­ci de­mok­rat­la­rı, Kürt ulu­su­nun ken­di ka­de­ri­ni ta­yin hak­kı­nın en can­dan sa­vu­nu­cu­la­rı ola­rak, bu kav­ga­nın bir par­ça­sı­dır­lar ve or­tak düş­ma­na kar­şı sa­vaş­mak­ta­dır­lar. Ezi­len sı­nıf­la­rın sı­nıf kar­deş­li­ği en güç­lü si­lah­la­rı­mız­dan bi­ri­dir. Dost ve düş­man her­kes bil­sin ki, Ka­za­na­ca­ğız… Mut­la­ka ka­za­na­ca­ğız…

Bir, bir kö­le ola­rak ya­şa­mak­tan­sa bir öz­gür­lük sa­vaş­çı­sı ola­rak öl­mek da­ha iyi­dir.

Ya­şa­sın Ba­ğım­sız, Bir­le­şik, De­mok­ra­tik Kür­dis­tan…

Ya­şa­sın Kürt, Türk, Acem ve Arap halk­la­rı­nın kar­deş­li­ği ve da­ya­nış­ma­sı…

Ve Ya­şa­sın Kürt Ens­ti­tü­sü… Sağolun!..

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.