Nurettin Yedigöl 12 Eylül’de Faşist Generaller Tarfından Öldürüldü

0 410
image_pdf

Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon tarafından Gözaltında kaybedilişinin yıldönümünde Nurettin Yedigöl için yapılan açıklamasında, adalet mücadelesinden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bir kez daha sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Cumartesi Anneleri, 785. hafta buluşmasında 12 Eylül zihniyetinin cezasız bıraktığı Nurettin Yedigöl dosyasını ele aldı.

  • ‘TEK İSTEĞİMİZ MANEVİ DE OLSA BİR MEZAR’

Gözaltında kaybedilişinin 39. yılında ağabeyi Nurettin’i aramaktan vazgeçmediklerinin altını çizen Muzaffer Yedigöl, yıllardır başvurmadıkları yetkili, çalmadıkları kapı kalmadığını söyledi. “Ne yazık ki devlet kulağını, gözünü kapamış” diyen Yedigöl, tek istediklerinin manevi de olsa bir mezar yeri olduğunu vurguladı. Kendisinden sonra da çocuklarının Nurettin Yedigöl için mücadele edeceklerini söyleyen Muzaffer Yedigöl, “Unutmadık, hala kalbimizde yaşıyor ve yaşayatacağız” dedi.

  • ‘İŞKENCEDE İSMİNİ DAHİ SÖYLETEMEDİLER, GÖZDEN ÇIKARDILAR’

Nurettin Yedigöl de kaybedilen çok sayıda kişi gibi, gözaltına alındığı resmi makamlar tarafından reddedildi. Ancak Yedigöl’ün Gayrettepe Emniyet’te işkence gördüğüne dair çok sayıda tanık var. Bu tanıklardan biri de Ümit Efe. Efe, Nurettin Yedigöl’ün önce Maltepe İdealtepe Arçelik İşçievlerinde kurulan polis karakolunda gözaltına alındığını daha sonra da dönemin işkencehanelerinden Gayrettepe Emniyet Amirliği’ne getirildiğini kaydetti. Nurettin Yedigöl ile birlikte günlerce işkence gördüğünü söyleyen Efe, “Nurettin ismini dahi söylemedi” dedi. 4 gün ağır işkenceden geçen Nurettin Yedigöl’ü işkencecilerin gözden çıkardığını belirten Efe, şöyle devam etti: “Vücudundaki hiçbir uzuv hareket etmiyordu, adeta bir külçe gibiydi. Yerde yatıyordu, çekerep götürüp çekerek getiriyorlardı. 4. gün sadece bekleme odasında ayakkabısı ve lacivert kazağı duruyordu. Nurettin’in nerede olduğunu sorduğumuzda ise ‘kaçtı, böyle birini gözaltına almadık’ gibi cevaplar verildi.”

Nurettin Yedigöl’ün gördüğü yoğun işkenceden dolayı kaçmasının imkansız olduğuna dikkat çeken Efe, Yedigöl’ün gözaltına alındığının kayıtlara geçmediğini söyledi. Efe, “Nurettin’i arama azmimiz ve çabamız devam etmektedir. Sonuna kadar da devam edecektir. Hiçbir zaman onu unutmayacağız ve unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

  • ‘NURETTİN YEDİGÖL’ÜN KAYBEDİLMESİ DEVLET POLİTİKASIDIR’

Haftanın basın metnini okuyan gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, Nurettin Yedigöl’ün sosyalist kimliğiyle bilindiğini söyledi. “Bir kez daha altını çiziyoruz, Nurettin Yedigöl’ün gözaltında kaybedilmesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde insanlığa karşı suç oluşturacak biçimde, bir devlet politikası dahilinde işlenmiştir” diyen Eren, bu nedenle evrensel hukuk normlarına göre zamanaşımına tabi tutulamayacağını belirtti. Eren, “Anayasa Mahkemesi dahil, yargı makamlarının bu tutumu, devletin ulusal ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırıdır. Gözaltında kaybedilişinin 39. Nurettin Yedigöl dosyasında etkili bir yargı faaliyeti yürütülümesi, Nurettin Yedigöl’ün akıbetinin açığa çıkartılması, onu kaybedenler üzerindeki cezasızlığa son verilmesi için adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz” diye konuştu.

Nurettin Yedigöl ve bütün kayıplar için hakikat ve adalet talebinden asla vazgeçmeyeceklerini kaydeden Eren, 86 haftadır kapatılan kayıplarla buluşma mekanı olan Galatasaray’da ısrarcı olacaklarını vurguladı.

  • NURETTİN YEDİGÖL KİMDİR?

1954 yılında Erzincan’da doğdu. Çocukluğu Erzincan’ın Y.Yaylalar köyünde geçen Nurettin lise öğrenimi görmek üzere Erzincan’a geçtiğinde çevresine ve ailesine yardımcı olmayı seven, sorumlu, fedakâr, azimli kişiliğiyle bulunduğu her ortamda aranan insan olmuştu. 1974’ten sonra İstanbul’a gelen Nurettin, İşletme Fakültesi’nde okurken 1976-77 yıllarında İYÖD yönetiminde yer aldı. Bu süreçlerde THKP-C/MLSPB saflarına katıldı.

12 Nisan 1981 ‘ de İstanbul idealtepede Karakol kurulmuş bir evde ele geçirildi. Polisler tarafından 1. Şubeye getirildikten sonra çok özel ve ağır işkencelere maruz kaldı. Derileri yakıldı. Bağırsakları delindi. Kafasına çakılan çividen elektrik verildi. 5 gün sürekli tek ve özel işkencelerde adını bile söylemedi. Muhammet’ti polis karşısında adı…  Nurettin en son 17 Nisan 1981 ‘ de işkencedeki diğer devrimciler tarafından görüldü ve bir daha görülmedi. Son görüldüğünde çırılçıplaktı, kolları tutmuyordu, konuşamaz bir halde kan ve pislik içerisindeydi. 12 Eylül faşist cunta generalleri tarafından öldürüldü. 12 Nisan 1981’den sonra kendisinden haber alınamadı.

Polisler hiç bir zaman bu isimde birini gözaltına almadıklarını söyledi. Hakkında açılan tüm davalar geri döndü. Cenazesi hiç bir zaman bulunamadı…

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.