Hizbullah’ın Rafael şirketine ait fabrikayı vurmasının boyutları nedir?

0 11
image_pdf

İsrail’in Lübnan’daki bir fabrikaya yaptığı saldırıya Hizbullah da Demir Kubbe’nin üreticisi olan Rafael firmasının Şlomi’deki fabrikasını vurarak cevap vermişti. El-Meyadin TV çalışanı Hadi Hutayt, Hizbullah’ın ateşkesten önce Demir Kubbe hava savunma sistemlerinin üreticisi olan Rafael firmasına ait fabrikayı vurmasını farklı boyutlardan ele alan bir analize yer verdi.


***

Direnişin Şlomi yerleşimindeki Rafael fabrikasını hedef alması, siyonist rejimin yanı sıra İsrail hükümet şirketi ve tüm İsrail endüstrileri için birden fazla düzeyde bir darbeyi temsil ediyor.

Direniş birkaç gün önce Rafael şirketinin İsrail askeri sanayisine ait Şlomi yerleşim bölgesindeki bir kompleksi füzelerle hedef aldığını ve isabetli bir şekilde vurduğunu duyurdu, binadan alevlerin yükseldiği görüldü.

Direniş, açıklamasında operasyonun, İsrail’in bir gün önce Nebatiye bölgesinin kuzeybatısındaki Vadi el-Kefur bölgesindeki bir alüminyum fabrikasını hedef alan bombalamasına yanıt olarak geldiği belirtildi.

Rafael şirketi nedir? Kuzeydeki yerleşim bölgelerindeki fabrikalarını hedef almanın şirketin kendisi, yerleşim yerleri, yerleşimciler ve İsrail askeri endüstriler üzerinde ne gibi sonuçlar doğuracak?

-Rafael şirketi nedir? 

Rafael gelişmiş savunma sistemleri şirketi ve eski adıyla Rafael silah geliştirme otoritesi, işgal ordusu tarafından kullanılan askeri teknolojilerin geliştirilmesiyle ilgilenen ve İsrail hükümetinin en önde gelen uzantılarından biridir.

Kuruluşu 1948’de gerçekleşen şirketin kuruluş amacı; siyonist rejimin savunma sistemini geliştirmek için ulusal bir laboratuvar şeklinde İsrail savunma bakanlığının uzantısı olarak kurulmuştur.

Birikmiş yıllık zararlardan kurtulmak ve işgal rejimiyle dünya ülkeleri arasındaki resmî ilişkilerden ayrı olarak ürünlerinin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla 2002 yılında resmî olarak payları sınırlı sayıda halka arz edilmiş anonim şirketine dönüştürülmüştür.

Bunu uluslararası şirketlerle daha geniş rekabete girebilmek ve hükümete ait politikalardan bağımsız olduğunu göstermek amacıyla yapmıştır.

-Bütçesi ve yıllık karı

Şirketleşme ve yeniden faaliyete geçme kararı sonrasında bu süreç 1995 yılından itibaren devam eden ve 460 milyon dolarlık satışla yıllık zararı 120 milyon dolara ulaşan şirket, 2002 yılından bu yana yıllık karı 37 milyon dolara ulaştı net kar kademeli olarak artarak 2016 yılında 130 milyon dolara ulaştı.

Şirketin 2023 yılının ikinci çeyreğine (Nisan – Haziran) ilişkin mali sonuçlarına dair  yayımladığı bilgilere göre, ‘Mescid-i Aksa Tufanı’ öncesindeki çeyrekte birikmiş siparişlerin hacmi 41,1 milyar şekel yani yaklaşık 10,7 milyar dolar olarak gerçekleşti ve aynı çeyrekte satışlar 3.145.1 milyon şekel yani 840 bin dolar olarak gerçekleşti.

Şirketin ürünlerine son 2 yılda artan talebin ana nedeni, Ukrayna’da Rusya ile NATO arasında yaşanan ve özellikle savaş sırasında cephaneliklerini büyük bir kısmını tüketen NATO ülkeleri arasında silah talebinin dünya çapında artmasına bağlanıyor.

Son dönemde özellikle Avrupa ülkelerine satış yapılıyor.

İsrail, özellikle dünya ülkeleri ve bu ülkeler arasında İsrail’le hiçbir ortak yönü olmayan Asya, Afrika ve Kafkasya’daki bazı ülkeler veya normalleşme sürecinden önce düşman statüsünde olan Arap ülkeleri ile ilişkileri geliştirdikten sonra askeri sanayisine verdiği önemi arttırmıştır.

-En öne çıkan ürünleri

Şirket, üretimini işgal ordusunun ihtiyaç duyduğu silahlara odaklıyor ve bu nedenle askeri üretimlerinin geliştirilmesi savaş koşullarının ve şartlara bağlı olarak işgal ordusunun gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasına yöneliktir.

Özellikle İsraillilerin silah üretiminde mümkün olduğu kadar kendi üretimlerine yoğunlaştıkları göz önüne alındığında silah sanayinde egemenlik sahibi olabilmek ve bağımsız bir şekilde kullanma kararının kontrolünde olması için yoğunlaşıyor.

Son yıllarda üretim, savunma silahlarına özelliklere çeşitli füze savunmalarına odaklandı.

Rafael kısa ve orta menzilli füzelere karşı ‘Demir Kubbe’ füze savunma sisteminin geliştirilmesi ve üretilmesinin yanı sıra orta ve uzun menzilli füze tehdidine karşı ‘Davud Sapanı’ adlı savunma sistemini geliştiriyor.

Buna ek olarak bölgedeki direniş hareketlerinin artan füze imkanlarına yanıt olarak lazer savunma sistemlerini geliştirme çalışmaları içerisindeydi.

Şirket ayrıca; 2006 yılında Güney Lübnan’daki direnişle savaşında ortaya çıkan işgal ordusu tanklarında yaşanan krizi çözmek amacıyla savunma sistemi ‘Trophy’yi üretti.

Şirket ayrıca savunma sanayinin yanı sıra ‘Spike’ karadan karaya güdümlü tanksavar ve tahkimat füzeleri, havadan karaya ‘Popeye’ füzeleri, denizden karaya güdümlü tanksavar ve tahkimat füzeleri de geliştirip üretti.

Denizaltılarda fırlatılacak yüzey madifikasyonu ve hücum boylarına ek olarak dalga kırıcı denizden denize füze üretimi ve uzaktan komuta sistemi geliştirdi.

-Askeri endüstrinin işgal rejimi açısından önemi

İsrail, kendisiyle ilişkilerin önemini pazarlamak için bu alanda küresel düzeyde ileri seviyede olduğunu iddia ettiği gelişmiş askeri ve güvenlik ürünlerine veya askeri teknolojisine güveniyor.

İsrail, Azerbaycan, Nijerya, BAE, Bahreyn, Arjantin ve Finlandiya gibi birçok ülkeye silah, güvenlik, askeri ve teknoloji satıyor.

Bununla; bu ülkelerin hükümetleri üzerindeki güç ve nüfuzunun artmasına katkıda bulunuyor.

İsrail silahlarının sahada test edilmesi nedeniyle küresel bir avantajı var ve bu İsrail askeri endüstrisinin silahlarını gerçek savaşlarda test etme sahibi olmayan diğer ülkelerin ürünlerine göre gurur duyduğu avantajdır.

Bu nedenle, özellikle Filistinlilere yönelik savaşlar ve tekrarlanan saldırılar, İsrail askeri üretim ve geliştirme şirketlerinin silahlarını gerçek bir savaş alnında test etmeleri için bir fırsattır.

-Fabrikaları

Şirketin genel merkezi Hayfa Körfezi bölgesinde bulunuyor. Ana ofisleri de bu bölgede yer alıyor. Ana fabrikaların kompleksleri Hayfa’nın doğusu sahil ile Taberya gölünün ortasında şehrin, yerleşim bölgesinin dışında bulunuyor.

Şirket ayrıca, yerleşimcilerin işgal altındaki topraklara özellikle de sınır bölgelerine yayılmasına yönelik bir görev olarak gördüğü güney ve kuzeyindeki yerleşim yerlerinde çok sayıda fabrika ve laboratuvara sahip.

Bu tesislerin en öne çıkanları Kiryat’taki Davut Enstitüsü, Guş Mişgaf’taki Leyshem Enstitüsü, Siridyon sanayi bölgesindeki yenileme merkezi ve işgal altındaki Tel Aviv, Kudüs ve Bi’irseba bölgelerinde araştırma ve geliştirme şubeleridir. Buna ek olarak işgal altındaki Filistin’in orta ve güneyinde Nakab (Negev) çölünde bir dizi deney alanı bulunmaktadır.

-Şlomi fabrikası

Kasım 2020’de Rafael Şirketi CEO’su tümgeneral Yoav Har Ivan, Lübnan sınırındaki sanayi bölgesi Şlomi yerleşim bölgesinde düzenlenen bir törende bir satış sözleşmesi imzaladığını ve yeni bir fabrikanın daha kuruluş çalışmalarının başladığını duyurdu.

Atılan bu adımın gelecekte atılacak büyük adımlar için küçük ve bir ilk adım olacağını söyledi.

Konuşmasına; “Bu adımın, Rafael şirketinde yeni iş imkanları ve büyüme potansiyeli oluşturacağına şüphem yok. Güvenlik yalnızca bütçelerle ve silahlarla sınırlı değil, güvenlik aynı zamanda ekonomik güvenliği ve sosyal güvenliği de içerir.”

Buna karşılık Şlomi yerleşim konseyinin başkanı şunları vurguladı: “Bu yerleşimimiz için çok çok önemli bir haber ve burada yaşamak üzere gelecek olan çocuklarımızın ve geleceğin mühendislerinin eğitimi için kesinlikle önemli bir adım olduğunu vurguladı. Şlomi’de bulunan Rafael fabrikası büyük bir şeydir ve bunun memnuniyetle karşılıyorum.”

Fabrikanın kuzeyindeki Rafael şirketinin kapsamlı üretim ve bakım faaliyetleri için bir başka idari şubesi olması planlandı. Şube sanayi bölgesindeki mevcut bir bina üzerine inşa edildi ve kuzeyde gerilimin tırmanmasına kadar, fabrika çalışanlarının büyük bir kısmı Şlomi ve çevresinde yaşıyordu.

-Direniş; güneydeki bir fabrikanın bombalanmasına cevap olarak Rafael fabrikasını vurdu

Direnişin, Rafael fabrikasını hedef alması işgalcilere ve onun liderliğine olduğu kadar İsrail hükümet şirketine de birden fazla düzeyde bir darbe oluşturdu ve kuzeydeki yerleşimciler üzerinde de büyük bir etki bıraktı.

Şirket düzeyinde ise fabrikanın bombalanması, kuzey cephesinde yaşanan göreceli sakinliğin Aksa Tufanı operasyonu sonrasında sona erdiğini dolayısı ile kuzeyde askeri olağanüstü hal ilan edilen bölgenin de sona erdiğini duyurdu.

Yaklaşık 5 km genişliğindeki bir sınır kuşağı içerisinde yer alan bu bölge şu anda İsrail’in herhangi bir endüstriyel faaliyeti için uygunsuz bir yer haline gelmişti.

Ayrıca İsrail ordusu için kuzey cephesinde caydırıcılık konusunda herhangi bir geleceğin olmayışı ve direnişin işgale ve yerleşimcilere herhangi bir güvenlik garantisi vermeyişi, bunların çoğunun geri dönmeyi reddetmesine neden oldu.

Mevcut durum ışığında yerleşimler sınır bölgelerindeki endüstriyel kalkınma ve bununla bağlantılı olarak yerleşimcilerin konutları ve ekonomik hareketleri açısından beklenen refah seviyesi üzerine yapılan hesaplar ortadan kalkmış oldu.

-İsrail askeri endüstrisi açısından sonuçları

Elbit System ve Rafael şirketleri İsrail’in uzay sanayisini oluşturan ve siyonist rejimin en önemli silah şirketleri, Ukrayna’daki savaş ve NATO ülkelerinin silah, mühimmat vb ihtiyacı nedeniyle zaten yurtdışından siparişlerle doluydu.

Ukrayna ordusunu desteklemek ve onu Rus ordusuna karşı savaş araçlarıyla donatmak için mühimmat depolarını açan Avrupa’daki bir çok ordu stoklarını yenilemek için İsrail sanayisine yöneldi.

İsrail şirketlerinin kurumsal taahhütlerini yerine getirmedeki ivedilik cazibesine kapılarak, hava savunma sistemleri ve hassas saldırı füzeleri siparişlerine odaklandılar.

Ancak Gazze’deki savaş İsrail ordusunun risklerini ve operasyonel ihtiyaçlarını arttırdığından ve işgal liderliği kuzey cephesinde Hizbullah’la karşı karşıya olduğu durumun daha da kötüleşmesi ihtimaline ek olarak Gazze’ye kara saldırısı yapma niyetini sürdürdüğünü duyurdu.

Bu durum İsrail askeri endüstrilerini tarihindeki en karmaşık zorluklardan biri ile karşı karşıya bıraktı.

Bu durum fabrikaların en azından kısa ve orta vadede üretim planlarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Çünkü Elbit System, Rafael uzay sanayii üretim hatları savaştan önce tam kapasiteyle çalışıyordu.

Şlomi de dahil olmak üzere kuzeydeki yerleşim yerlerindeki fabrikaların kapatılması ve en son saldırıda hedef alınan fabrikanın hizmet dışı bırakılmasının yanı sıra, güneydeki fabrikalarda da sanayi üzerindeki tehdidin artması sonucu, bunların bir kısmı Gazze’ye yakınlıklarından dolayı kapanmak zorunda kaldı.

Bugün, Siyonist rejimin fabrikaları yeni oluşan ihtiyaçlar için başta silah ve mühimmat olmak üzere, savunma füzeleri ve roket ihtiyacını karşılamak için daha önce tanık olmadıkları büyük bir üretim baskısı altında buluyorlar.

Rafael’in ürünleri arasında Demir Kubbe için ‘Tamir’ füzeleri ‘Davut Sapanı’ füzeleri ‘Spike füzeleri’ ve diğerleri öne çıkıyor.

‘Elbit’ şirketinin ürünleri arasında ‘Romech’ ve “Kidon Kasum” hassas füzeler, havan mermileri ve İsrail ordusu tarafından kara operasyonunda yaygın olarak kullanılan ‘Kalanit’ ‘Hatzav’ ve ‘Rakefet’ tipi tank mermiler yer alıyor.

İşgal rejimi; Ramat Hasharon’da bulunan Eski Tass ‘İsrail Askeri Endüstrileri’ tesisindeki üretim hatlarını faaliyete geçirmek üzere gençleri ve emeklileri işe almak için bir çalışma başlattı ve yüzlerce kişi vaatler aldıktan sonra çağrıya yanıt verdi.

Fazla mesai imkanı ile birlikte 8 saat karşılığında iki aylık çalışma süresi taahhüdü karşılığında uygun tazminat vaatleri aldılar.

Rafael şirketi; partner müşteri olan Danimarka ordusundan, Davut Sapanı için ek sipariş aldıktan ve Finlandiya ile yaklaşan bir anlaşmayı duyurduktan birkaç ay sonra tüm üretim tesislerinde 24 saat çalışmaya başladı.

Elbit şirketi ayrıca İsrail ordusunun ihtiyaçlarını desteklemek için seferber olduğunu ve acil durumlarda haftanın yedi günü 24 saat faaliyet göstereceğini belirtti.

Bir şirket yetkilisi şu yorum yaptı: Eğer Nikaragua bir füze bekliyorsa biraz daha beklemesi gerekecek ve burada bir savaş olduğunu ve geri kalmamamız gerektiğini anlamaları gerekiyor.

Bir şirket yöneticisinin söylediği gibi: “Hepimiz savaş çabalarına destekleme ulusal misyonuna bağlıyız.”

Bu, üç şirket şu anda İsrail şirketlerinin itibarına bir darbe anlamına gelecek olan, devasa fazla mesai maliyetleri ve teslimatın kaçırılmasıyla ilgili gerçek risklere ilişkin ciddi korkular yaşıyor 30 milyar dolara yaklaşan şimdiye kadarki en büyük sipariş potansiyeline sahip uluslararası pazarda güvenilirliğini kaybetme riski ile karşı karşıyadır.

-Yerleşimciler ile ilgili sonuçlar

Kuzeydeki yerleşimciler ise fabrikanın hedef alındığı haberini büyük bir endişe ile aldılar. Çünkü bu fabrikalar, iyi bir iş bulurlar umuduyla çok sayıda insanın bu sınır bölgesine yerleşmesine neden oldu.

Fiziksel, eğitimsel ve diğer güvenliklerin yanı sıra ekonomik düzeyde de kuzeydeki yerleşimlerde, iş fırsatları ve güvenlik yok oldu.

Şlomi deki askeri fabrikanın hedef alınması kuzeydeki endüstriyel durumun kırılganlığı, bir örneğe dönüşebilir ve dolayısıyla Lübnan sınırında sanayi geliştirme planlarının en azından iptal edilmesine yol açabilir.

Füze bombardımanının genişleme ihtimali binlerce yerleşimcinin ve daha binlercesinin hayatını mahvedecek olan bir gerginliğe dönüyor.

Bazılarının iş fırsatlarını, barınma ve gelecekle ilgili tedirginliği nedeniyle kriz daha da kötüleşiyor.

Bu durum ise işgal rejiminde nitelikli işgücünün Avrupa ve ABD ülkelerine göçü arttıracak.

El Meyadin’den çeviri: YDH

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.