Cumartesi Anneleri “Serdar Tanış Ve Ebubekir Deniz’in Akıbetini Sordu

0 363
image_pdf

Geçmişte devletin neden olduğu ağır İnsan hakkı İhlallerinin ortaya çıkarılarak cezalandırılması, günümüzde yaşanmakta olan İnsan hakkı İhlallerinin de durdurulmasını sağlayacaktır. Cezasızlığın aşılması ve faillerin cezalandırılmasının yolu geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmaktan geçer. Geçmişin suçlarının üzerini örtenler, yeni suçların İşlenmesinin önünü açarlar.

Bizim 24 haftadır Galatasaray’a çıkışımızı polis zoru ile engelleyenler aslında Türkiye’nin demokratikleşmesini engellemektedir. Bizi engelliyorlar çünkü biz; demokratikleşme İhtimalini ve hukukun üstünlüğü ihtimalini temsil ediyoruz. Bizi engelliyorlar çünkü biz; hakikati yalnızca hakikati söylüyoruz. Bizi engelliyorlar çünkü biz; uğruna mücadele ettiğimiz insanlık değerlerine sahibiz.

723. haftamızda 18 yıl önce gözaltında kaybedilen İki Kürt siyasetçi İçin hakikat ve adalet talebiyle buluştuk. 25 yaşındaki Serdar Tanış, 2000 yılının Eylül ayında Silopi’de HADEP ilçe teşkilatını açmak üzere parti genel merkezince görevlendirildi. Çalışmalara başlayan Tanış, Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı General Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Süleyman Can tarafından ağır tehditlere maruz kaldı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen 3 Ocak 2001 tarihinde Silopi’de HADEP ilçe teşkilatı açıldı ve Serdar Tanış İlçe Başkanı oldu.

Baskı ve tehditlerin giderek artması üzerine Serdar Tanış Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e, Adalet Bakanlığı’na. İçişleri Bakanlığı’na ve bütün resmi makamlara gönderilmek üzere bir yazı hazırladı. Yazısında maruz kaldığı tehditleri anlattı, can güvenliğinin sağlanması ve siyaset yapma hakkının engellenmemesi talebinde bulundu.

25 Ocak 2001 tarihinde Astsubay Taşkın Akgün, Serdar Tanış’ı telefonla arayıp Silopi Jandarma Komutanlığı’na gelmesini istedi. Serdar Tanış, ilçe yöneticisi 27 yaşındaki Ebubekir Deniz’le birlikte Silopi Jandarma Komutanlığı’na gitti ve onlardan bir daha haber alınamadı.

5 gün boyunca onların Silopi Jandarma Komutanlığı’na geldikleri inkâr edildi. Kamuoyu baskısının artması üzerine Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in 25 Ocak’ta Silopi Jandarma Komutanlığı’na geldiklerini ama yarım saat kalıp tutanak imzaladıktan sonra oradan ayrıldıklarını açıkladı.

Baba Şuayip Tanış kamuoyuna yaptığı açıklamada:

“Oğlum, İlçe teşkilatını açmaya çalışırken Levent Ersöz bizi sürekli tehdit etti. Beni Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’na götürdüler. Levent Ersöz, ‘Oğlun bu İşten vazgeçsin, yoksa sizin İçin İyi olmaz.’ dedi. Oğlum parti çalışmaları için Diyarbakır’a gittiğinde Levent Ersöz beni telefonla aradı. ‘Oğlun Serdar, Şırnak topraklarına ayak basarsa yaşatmam.’ dedi. Oğlum geldiğinde Silopi İlçe Jandarma Karakolu’na çağırıldı. Gitti ve bir daha da dönmedi” dedi.

İnsan hakları örgütleri, aydınlar, BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Komisyonu Tanış ve Deniz’in akıbetinin araştırılması için devreye girdi. Ancak hiçbir sonuç alınamadı. AİHM’e taşınan davada Mahkeme, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybolmasında Devletin sorumluluğunun olduğu tespitini yaparak AİHS’nin 38-2-3-5-13. Maddelerinin ihlal edildiğine oybirliği ile karar verdi. İç hukukta ise AİHM mahkûmiyetine ve faillere yönelik İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3 1.07.2012 tarihli ve 212 no’lu celsesine ait duruşma tutanağında geçen iddialara rağmen hiçbir ilerleme sağlanmadı.

Bugün bir kez daha kamu adına hareket eden savcıları, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak adil, tarafsız ve etkin bir soruşturma başlatmak için göreve çağırıyoruz. Ve bir kez daha hatırlatıyoruz; İnsan haklarını korumak sahip oldukları ve kullandıkları kamusal yetkiler bağlamında savcıların öncelikli görevidir.

Hakikat ve adalet talebimiz gerçekleşinceye kadar kayıplarımızı aramaktan ve kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz!

Kaynak: Pembegül Gökçek

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.