Cumartesi Anneleri 12 Eylül’de Kaybedilen Kenan Bilgin’in Akıbetini Sordu

0 89
image_pdf

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 754. haftası da İHD İstanbul Şubesi önünde polis ablukası altında gerçekleşti. Gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eyleme bu hafta CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP milletvekilleri Ahmet Şık, Musa Piroğlu ve çok sayıda yurttaş destek verdi. Bu hafta dağıtılan karanfiller CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verildi.

Bu hafta gözaltında kaybedilen Kemal Bilgin’in akıbeti soruldu. Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu.

  • “SAVCI ‘SİZİ İLGİLENDİRMEZ’ DEDİ”

Tosun, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra başlarına ne geldiği öğrenilemeyen sevdikleri için 754 haftadır meydanlarda, sokaklarda olmaya devam ettiklerini ve devam edeceklerini söyledi. Tosun, Kenan Bilgin dosyasıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

“35 yaşındaki Kenan Bilgin, 12 Eylül 1994 tarihinde Ankara Dikmen’deki bir otobüs durağından gözaltına alınarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü. Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan 10 kişi ile birlikte burada işkenceyle sorgulandı. Gözaltı sonrasında bu kişiler mahkemeye çıkarıldığında aralarında Kenan Bilgin yoktu. Onların ‘Kenan Bilgin de bizimleydi, Kenan Bilgin’e ne yaptınız?’ sorusuna Savcı ‘o sizi ilgilendirmez’ cevabını verdi.”

  • “GÖREV YAPMASI ENGELLENEN SAVCIYI SÜRDÜLER”

Kenan Bilgin dosyasında iç hukukta sonuç alınamayınca davanın AİHM’e taşındığını ve AİHM yargıçlarının Ankara’ya gelerek araştırma ve incelemelerde bulunduğunu söyleyen Tosun, sözlerine şöyle devam etti:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Bilgin Ailesi, Kenan’ın bulunmasını istedi. Kenan’ı bulmak, faillere ulaşmak için girişimlerde bulunan Ankara Cumhuriyet Savcısı Selahattin Kemaloğlu’nun görevini yapması engellendi ve Ankara’dan sürüldü. Dosyayı devralan savcı Özden Tönük, Kenan Bilgin’e işkence yapan polisleri teşhis edebileceklerini söyleyen tanıkların ifadelerinin, ‘polisi ve devleti küçük düşürmeye yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu’ içeren 3 sayfalık bir rapor yazarak dosyayı kapattı.”

  • KENAN BİLGİN’İ UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ

Tosun, Bilgin’in faillerinin cezasızlık zırhıyla korunduğunu belirterek “Gerçek şu ki Kenan Bilgin, gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar’ın emrindeki Terörle Mücadele Şubesi’nde işkence gördü ve kaybedildi. Devlet, Kenan Bilgin’in gözaltında kaybedilmesindeki sorumluluğunu üstlensin ve bu insanlığa karşı suç üzerindeki cezasızlığa son versin! Oğluna kavuşma düşünü gerçekleştiremeden aramızdan ayrılan Fincan Bilgin’in düşünün takipçileri olmayı sürdüreceğiz. Kenan Bilgin’i unutmadık, unutmayacağız.” dedi.

  • ADALETİ SOKAKLARDA ARIYORUZ

Gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in kardeşi olan İrfan Bilgin de kayıp yakınlarına desteğe gelen Kaftancıoğlu’na verilen cezanın hukuksuz olduğunu dile getirdikten sonra, Diyarbakır’daki annelerin oturma eylemleri için şunları söyledi:

“Son 10 gündür Diyarbakır’da dağa giden veya dağa gönderilen gençlerin annelerinin oturma eylemleri var. Biz yıllardır burada oturuyoruz, bizi görmeyen buradaki annelerin çığlığına bakmayanlar bugün oradaki anaların üzerinden politika yapmaya başladılar. Oradaki anaların gözyaşını biz anlarız siz anlayamazsınız. Buradaki annelerin gözyaşlarına coplarla, köpeklerle, gazlarla saldırdınız. Sizin konuşmaya hakkınız yok. Annelerin feryatları aynıdır bu kadar duyarlıysanız annelerin bu ülkede neler yaşadığını görmek zorundasınız.”

Annelere çağrıda bulunan Bilgin “Yanlış yerde oturuyorlar. Oturmaları gereken yerler bakanların ofislerinin önüdür.” dedi.

  • “İKİ YÜZLÜ ADALETSİZ BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ”

Kenan Bilgin’in dosyasının çok açık bir dosya olduğunu ve buna rağmen devletin bu dosyayı kapattığını dile getiren Bilgin, “Dosyada ne zaman katledildiği açıktır. En son yaptığımız başvuruda bize ‘AİHM Kenan Bilgin dosyasında herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır’ deyip dosyayı kapattılar. Gerekli olan her şeyi sunduk. Kaç gün tutulduğunu, neler sorulduğunu, ne zaman alındığını, nerede nasıl işkenceler gördüğünü. İşte biz bu kadar iki yüzlü adaletsiz bir ülkede yaşıyoruz.” diye konuştu.

Bilgin, sözlerini son olarak “İçişleri Bakanı’nın da dediği gibi ‘Bu insanlar Sultanahmet Meydanı’nda gezerken kaybolmadı’ bu yüzden bizler sonuna kadar direneceğiz.” diyerek bitirdi.

  • “SAVCILIK İÇİN BİR ŞEY İFADE ETMEDİ”

Dava dosyasına yönelik bilgi veren Bilgin ailesinin avukatı Kamil Tekin Sürek Kenan Bilgin davasının iç hukukta sonuçsuz kaldığını duyurarak “Kenan Bilgin’le birlikte Ankara Emniyeti Siyasi Şubeye götürülen 12 kişi Bilgin’i gördüklerine dair konuşmuşlardır. İsminin Kenan Bilgin olduğunu, kendisinin öldürülmek istendiğini defalarca kez söylediler. Terörle Mücadele Şubesi’nin hücre koridorlarındaki olaylar, savcılık için hiçbir şey ifade etmedi.” diye belirtti.

  • “İTİRAFÇI POLİS BİRÇOK CİNAYETİ İTİRAF ETTİ”

AİHM’e başvurulduğunu ve 12 tanığın da dinlenerek AİHM’in, Ankara Terörle Mücadele Şubesi’ne keşfe gittiğini söyleyen Sürek, “Söylenilen çoğu şeyin doğru olmadığını gördüler. Tanıklardan bir tanesi soruşturmayı yürüten savcıydı. Daha önceki yıllarda Bilgin’e ne olduğunu bilinmediğini, dağa çıktığını söylüyordu ama hakimlerin karşısında itiraflarda bulunup olayı kabul etti. İtirafçı bir polis birçok cinayeti itiraf etti, gözaltına alınıp kaybedilen insanları da aynı şekilde itiraf etmişti.”

  • “BİZLER YAŞADIĞIMIZ SÜRECE BU DAVA DEVAM EDECEK”

Bilgin’in işkenceden sonra öldürülerek polisler tarafından gömüldüğünü kaydeden Sürek, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu deliller yeterlidir. İrfan’ın da bahsettiği gibi bu dava bizler yaşadığımız sürece devam edecek. Bu cinayetin failleri ölmüş olsalar da sağ olsalar da ortaya çıkacak, kayıplar unutulmayacak.”

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.