“Çocuk istismarı faillerine evlilik affı”

0 356
image_pdf

Kadınların ve kamuoyunun tepkisi üzerine üç yıl önce geri çekilen, “Çocuk istismarı faillerine evlilik affı” olarak bilinen düzenleme yeniden Meclis yolunda. Kadınlarla Dayanışma Vakfı’ndan (KADAV) Av. Arzu Aydoğan “Cinsel suçların affı olmaz” diyerek düzenlemeye tepki gösterdi

Tepkiler üzerine üç yıl önce geri çekilen, “Çocuk istismarı faillerine evlilik affı” olarak bilinen düzenleme yeniden Meclis yolunda. Uzun zamandır AKP medyasının kampanya yürüttüğü düzenleme 2016 yılında da TBMM’nin gündemine alınmış ancak kamuoyunun tepkileri üzerine geri çekilmişti.

Tartışmalı yasa teklifine göre af kapsamına girmesi için, taraflardan birinin reşit olmaması ve evliliklerinin resmi olarak devam etmesi şartı aranacak. Cebir, şiddet, tecavüz yoluyla veya zorla yaptırılan evlilikler bu düzenlemenin dışında tutulacağı belirtilirken, mağdur durumda olan çocuk yaşta evliliklerin yine tehdit yoluyla susturulmasının önüne nasıl geçileceği belirsiz.

İyi niyetli değil

Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) Av. Arzu Aydoğan, “Kadına yönelik şiddetin gün be gün arttığı, çocuk istismarının bir türlü önlenemediği şu süreçte böylesi bir af teklifini iyi niyetli bulmuyoruz. Mağduriyetin önlenmesi adına önerilen bu düzenlemenin daha büyük mağduriyetlere yol açacak olması apaçık ortadadır. Cinsel suçların affı olmaz” diyerek gündeme getirilen düzenleme hakkında endişelerini dile getirdi.

Bir sürecin parçası

“İşin en kötü tarafı bu af önerisinin kendinden menkul bir öneri olmamasıdır. Maalesef bu öneri bir sürecin parçası” diyen Av. Aydoğan, daha önce Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesinde yapılmaya çalışılan değişikliklerle rıza yaşının küçültülmeye çalışılması, evlenme yaşının 18 yaşından 17’ye düşürülmesinden azade bir sürecin olmadığını ekledi.

Bu süreçte çocuk istismarının sürekli gündeme gelmesinin tesadüf olmadığını da söyleyen Av. Aydoğan sözlerine şunları ekledi:

Her zaman bir bahane var. Bu bahanelerden bir tanesi kültürel kodlar. Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 1. maddesi ’18 yaşının altındaki her insan çocuktur’ diye başlar. Eğer uluslararası bir sözleşmenin tarafıysanız uluslararası bir etik değeri tanımışsınız demektir. Kültürel davranışları bu kazanımın üstünde değerlendirmek yanlış olacaktır. Örneğin kadın sünneti de bir kültürel davranıştır, ancak saygı duyulması beklenemez.

İstismar meşruiyet kazanacak

Düzenlemenin bir defaya mahsus olacağına da tepki gösteren Aydoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

Netice olarak bir defaya mahsus da olsa, yasal değişiklik değil af da olsa, bu zihniyetin varmaya çalıştığı nokta maalesef malumumuz. Söz konusu af yasası Meclis’ten geçerse toplum nezdinde istismarın meşruiyet kazanacağı ve çocuk istismarı meselesinde işte o zaman ciddi mağduriyetlerin yaşanacağı ve açıktır.

Peki TCK 103 ne diyor?

5237 sayılı TCK’nın 103.maddesi “çocukların cinsel istismarı” başlığını taşıyor ve bu maddede çocuğa yönelen istismarın tanımı, cezanın alt ve üst sınırının miktarı hüküm altına alınmış durumda.

  1. maddeye göre;

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.[2] Cinsel istismar deyiminden;

  1. a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  2. b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,

anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.