Lübnan hükümetinin “Hizbullah’ı silahsızlandırma” kararı nelere yol açar

0 658
image_pdf

Lübnan hükümeti, ABD’nin Ortadoğu sömürge valisi Tom Barack’ın “Hizbullah’ın silahsızlandırması” için verdiği ültimatom’u onaylandı.

Hizbullah ve Emel Hareketi,  Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam hükümetinin kararını, “ABD’nin gönderdiği temsilci tarafından dikte edilmiş ve İsrailin çıkarlarını temin etmektedir” diyerek kararı tanımadıklarını ve yok hükmünde gördüklerini açıkladılar.

Lübnan hükümetinin kararını değerlendiren Emir Aşnas, kararın nelere yol açacağına ve sonuçlarına dair X hesabında şöyle bir yazı paylaştı:

“Lübnan’da hükümetin kararının uygulanabilmesi zor. Daha çok şu sonuçlara yol açabilir:

– İsrail ateşkes ihlalini ve saldırılarını yoğunlaştırabilir. İsrail’in tarihi böyledir; bugünkü Suriye’ye bakın. İsrail, kendisine karşılık verilmediği müddetçe müzakerelerini ateşle yapar.

Boyun eğmenizi yeterli görmez. “Bunları daha da vurayım, daha çok taviz alayım” der. Nitekim Lübnan hükümetinin dünkü kararından sonra bu gün yeniden vurmaya başladı.

– Bu durum Hizbullah’ı zorlayacaktır. Bugüne kadarki savunması “hükümetin ABD ile görüşme yoluyla İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesini sağlamasına fırsat verelim” şeklindeydi. Artık bu argüman geçerli olamaz. Kendi tabanına ve destekleyenlere bunu anlatmakta zorlanır.

Hizbullah şüphesiz ordu ile karşı karşıya gelmekten sakınacaktır. Ancak ABD ve Suudi kuklası başbakan, cumhurbaşkanıyla birlikte orduyu zorlarsa ne olacaktır? O aşamaya götürebilirler mi? Ayrıca böyle bir durumda ordunun bölünmesi ciddi bir ihtimaldir.

– Hükümetin bu kararının dayatılması beklemedikleri başka bir sonuca da yol açabilir: taifelere dayanan Lübnan siyasal sisteminin dağılma tehlikesi. Zira Lübnan’daki sistem Marunilerin ve -Taif revizyonu sonucunda- 2. derecede de Sünnilerin üstünlüğüne dayanıyor.

Oysa ülkede vatandaş/nüfus kompozisyonu bugün değişmiş durumdadır. En kalabalık grup Şiilerdir. Buna karşın cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık gibi en etkili 2 siyasi pozisyon onlara kapalıdır. Daha az etkili ve sembolik bir görev olan parlamento başkanlığıyla yetiniyorlar.

Ayrıca Lübnan’daki nüfus ağırlıkları %35 civarında olmasına karşın 128 kişilik parlamentoda yalnızca 27 milletvekillikleri (%21) var. Diğer taifelerde görülmeyen bir şekilde, EMEL+Hizbullah bloku son seçimlerde Şiilere tahsis edilen 27 milletvekilliğinin tümünü kazanmıştır.

Dolayısıyla Hizbullah+Emel Bloku isterse hem hükümeti düşürebilecek (Zira anayasa ve Taif’e göre Şiilerin hükümette temsili zorunlu) hem de siyasi sistemi dağıtacak güce sahiptir. Hizbullah bugüne kadar bunlardan sakındı, hiçbir konunun İsrail’e karşı

ülkenin savunulmasının önüne geçmesine izin vermedi ve bu bağlamda gerektiğinde iç siyasette tavizler verdi.

Bugün ise durum farklı, bölge konjonktürü de. Dolayısıyla bugüne kadar olduğundan farklı kararlar almak zorunda kalabilir veya tartışmayı/krizi bitirmek için yeniden İsrail’e cevap verebilir.”

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.