ABD’nin Hizbullah’ı silahsızlandırma planının ayrıntıları

0 563
image_pdf

Amerikan emperyalizminin Türkiye, Suriye ve Lübnan için görevlendirdiği özel yetkili sömürge valisi Tom Barrack’in Hizbullah’ın “silahsızlandırılması” konusunda Lübnan Hükümetine sunduğu dört aşamalı teklifin -planın- ayrıntıları ortaya çıktı.

Dün işbirlikçi Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Avn başkanlığında toplanan Lübnan Bakanlar kurulunda görüşülen teklif, Hizbullah ve Emel hareketinin itirazlarına ve itirazları kabul görmeyince toplantıdan çekilmelerine rağmen işbirlikçi Başbakan Nevvaf Selam ve müttefiklerinin ısrarları sonucunda, Hizbullah ve Emel bakanların yokluğunda onaylandı. Onaylanan ABD planına yönelik ilk adımları atan Hükümet, Lübnan ordusunu, silahların 2025 sonuna kadar devlet tekeline alınması için görevlendirdi.

“Kasım 2024’te yayımlanan Lübnan ile İsrail arasındaki çatışmaların durdurulması ilanının uzatılması ve istikrarı için kalıcı ve kapsamlı bir çözümün güçlendirilmesi amaçlı öneri” başlığını taşıyan teklif, İsrail’in taleplerini önceliklendiren bir dizi madde içeriyor.

Teklifin ana hatları, Lübnan’ın Taif Anlaşması ve 1701 sayılı karar başta olmak üzere BM kararlarını uygulamasını, tüm topraklarında egemenliğini tesis etmesini ve silahların yalnızca devletin elinde olmasını garanti etmesini şart koşuyor.

Planda ayrıca, Hizbullah dahil “tüm gayriresmi silahlı örgütlerin” aşamalı olarak tasfiye edilmesi ve Lübnan ordusunun sınır bölgelerine konuşlandırılması öngörülüyor.

Teklifte yer alan dört aşamalı plan şöyle:

Birinci aşama (0-15 gün):

Bakanlar kurulu, bu mutabakatın hedeflerine bağlı kalacağını ve anayasal mekanizmalar uyarınca onaylayacağını belirten bir kararname çıkaracak. Kararnamede, Hizbullah ve diğer silahlı örgütlerin 31 Aralık 2025’e kadar tamamen silahsızlandırılması taahhüt edilecek. Bu taahhütlerin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile işbirliğini, yeniden imar katkılarını ve yatırımları artırması hedefleniyor.

Bu aşamada İsrail’in kara, hava ve deniz operasyonları durdurulacak. Hizbullah’ın silah hareketleri durdurularak ülke genelindeki yeraltı ve yerüstü askeri altyapısına, teçhizatına, operasyonel noktalarına ve silah depolarına erişimi engellenecek. ABD ve Fransa, İsrail’in mutabakata tam uymasını sağlamak için devrede olacak.

Askeri istihbarat ve gözetleme sistemlerini desteklemek amacıyla beşli mekanizma toplantıları yeniden başlatılacak. Lübnan ordusu, Litani Nehri’nin güneyinde 15 sınır noktası kuracak. Kızılhaç aracılığıyla, İsrail’deki Lübnanlı esirlerin sayısı, kimliği ve durumları hakkında bilgi alınarak serbest bırakılmaları hedeflenecek.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Jozef Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri’nin, Hizbullah dahil tüm siyasi grupları sürece dahil ederek silahsızlanma takvimine uyumu sağlaması bekleniyor.

İkinci aşama (15-60 gün):

Lübnan hükümeti silahsızlanma planını uygulamaya başlayacak. Eş zamanlı olarak, dost ülkeler sonbaharda düzenlenecek ekonomik konferans için niyet beyanında bulunacak ve Lübnan güvenlik birimlerinin maaş artışı için destek sözü verilecek.

ABD’nin askeri teknik desteğiyle, tüm silahların devlet kontrolüne geçmesi için Lübnan ordusu şu coğrafi önceliklere göre konuşlandırılacak: İlk aşamada el-Avali Nehri’ne kadar olan bölge, ikinci aşamada Büyük Beyrut ve üçüncü aşamada Bekaa bölgesi. Asker sayısı ilk aşamada 1500’den başlayarak üçüncü aşamada 4 bin 500’e çıkarılacak.

Silahsızlanma hedefleri arasında havan topları, roketatarlar, füzeler, kitle imha silahları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Bu silahların 30 gün içinde imha edilmesi planlanıyor.

Bu aşamada İsrail, üç noktadan çekilecek ve yerlerine Lübnan ordusu yerleşecek. BM, ABD ve Fransa, Şebaa Çiftlikleri bölgesindeki sınır çizimi için arabuluculuk yapacak.

Üçüncü aşama (60-90 gün):

Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyindeki tüm silahlı varlığı, yasa dışı askeri üretim tesisleri, altyapısı ve ağır silahları tamamen ortadan kaldırılacak. İsrail, son iki noktadan da çekilerek yerini Lübnan ordusuna bırakacak. Lübnan ordusu, Bekaa Ovası ve Hermel-Kuseyr hattı gibi kuzey bölgelere 33 sınır noktası ve 15 kontrol noktası daha kuracak.

Dördüncü aşama (90-120 gün):

Hizbullah’ın elinde kalan tüm ağır silahlar, havan topları, roketatarlar, biyolojik/kimyasal silahlar, İHA’lar, tüneller ve roket depoları ortadan kaldırılacak. Bu süreç, oluşturulan mekanizma tarafından denetlenecek. İsrail ordusu, Lübnan topraklarından tamamen çekilecek ve Lübnan güvenlik güçleri ülke genelinde güvenliği bütünüyle devralacak.

İhlal durumunda yaptırımlar:

Teklifin ihlali durumunda uygulanacak yaptırımlar da belirlendi. İsrail’in ihlali durumunda BM Güvenlik Konseyi tarafından kınanması ve çatışmasızlık yükümlülüğünün gözden geçirilmesi öngörülüyor. Lübnan’ın ihlali halinde ise koşullu askeri yardımların dondurulması ve ekonomik yaptırımların uygulanması gündeme gelecek.

– Direnişi yok etmek için atılan adımlar:

– ABD planını onaylayan Lübnan hükümetinin kararlarını değerlendiren  El-Ahbar gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim el-Emin, Cumhurbaşkanı Jozef Avn ve Başbakan Nevaf Selam’ın “Taif Anlaşması’na karşı bir darbe yürürlüğe koyduğunu” ifade etti. Atılan adımların, Lübnan’ın anayasal düzenini hedef aldığını belirten el-Emin, yaşananları “1989’dan bu yana en tehlikeli komplo” olarak nitelendirdi

El-Emin, “Selam, Hükümetini kurduğu andan itibaren tamamen diğer tarafa geçti. Tıpkı Ürdün kralı ve Ramallah -Mahmut Abbas- yönetimi gibi. Tek derdi Washington ve Riyad’ı memnun etmek değil, aynı zamanda direniş projesini baltalamak ve işgale karşı koyma fikrini yok etmek için kararlı adımlar atmaktır,” diye yazdı.

El-Emin, bu kararların Lübnan’ı tehlikeli bir yola soktuğu uyarısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Washington ve Riyad’dan gelen bu teslimiyet belgesini onaylamak, ülkeyi kademeli de olsa bir patlama karesine itmeyi açıkça kabul etmektir. Belki de bu şahsiyetler, devam eden İsrail savaşı ve Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden sonra Suriye’de yaşananların, direniş projesiyle sadece bir silah olarak değil, bir fikir, örgüt ve halk desteği olarak yüzleşmeleri için kendilerine bir kalkan veya destek sağlayacağı yanılgısına kapılıyorlar.”

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.