6 Ocak 1969: Dünün Hatırası Değil, Buğünün Mücadelesi

0 62
image_pdf

Ortadoğu’dan Güney Amerika’ya, Afrika’dan Uzak Asya’ya dünyanın işçi ve ezilen halklarının tarihi emperyalist sömürüye karşı mücadelenin tarihidir. Türkiye tarihinde de özellikle gençlik arasında anti-emperyalist mücadele önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin, Kore savaşına girmesi karşılığında NATO’ya üye olmasına karşı yükselmeye başlayan anti-emperyalist mücadele, sonraki yıllarda geniş kitlelerde yankı bulmuş, 60’lı yıllardan itibaren tüm gençliği etkisi altına almış ve bugüne güçlü bir mücadele geleneği bırakmıştır. O dönemde yürütülen bu mücadeleler günümüzde ilham ve gurur kaynağı olmaya devam ediyor.

  • Emperyalizme karşı dünya halkları direniyor

1960’lı yıllarda tüm dünya, işçilerin ve  ezilen halkların emperyalizme karşı mücadeleleri ile sarsılıyordu. Küba’dan Vietnam’a, Afrika’ya emperyalizmin boyunduruğu altındaki halklar, yıllar boyunca her türlü baskıyı onlara reva gören sömürgecilerine karşı çetin mücadeleler yürütüyordu. ABD için her türlü devrimci, anti-emperyalist mücadelenin ne pahasına olursa olsun bastırılması gerekliydi. CIA destekli askeri darbeler, kontrgerilla örgütlerinin faaliyetleri, ekonomik ambargolar hatta doğrudan askeri işgaller tüm dünyada anti-emperyalist mücadeleleri bastırmak bir yana daha fazla körükledi.

  • Kore savaşından 6. Filo’ya, mücadele yükseliyor

Türkiye’de ise Adnan Menderes döneminde, NATO’ya girebilmek uğruna binlerce gencin Kore (işgali) Savaşı’nda ölüme gönderilmesiyle ülke genelinde ABD karşıtlığı yükselmeye başlamıştı. 60’lı yıllara gelindiğinde ise Türkiye’de işçi sınıfı mücadeleleri ivme kazanmış, özellikle gençlik arasında sosyalizm fikri geniş bir yer edinmeye başlamıştı. Gençliğin mücadelelerinin ana omurgasını da emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadele oluşturuyordu. Bu durum gençlik hareketinin emperyalistler için çok daha tehlikeli olması anlamına geliyor, bu nedenle de gençlik, hem devletin kolluk kuvvetlerinin hem de CIA destekli faşist örgütlerin hedefi haline geliyordu. Ancak bu baskılar da, gençliğin ateşini söndürmek bir yana daha da harlıyordu. NATO karşıtı eylemler, 6. Filonun denize dökülmesi tam da bu atmosferde tüm gençliği sararak gerçekleşiyordu.

ABD’nin Vietnam’da yürüttüğü emperyalist savaşta, CIA için çalışarak ellerini on binlerce insanın kanıyla kirleten ve “Vietnam Kasabı” lakabını alan Robert Komer, 1968 yılının Kasım ayında büyükelçi olarak Türkiye’ye geldi. 68 gençliği onu kitlesel eylemlerle karşıladı, ilkin İstanbul’a geldiğinde, sonra Ankara’da havaalanından dışarı ayağını atmasına izin vermedi. Komer 6 Ocak 1969’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni ziyaret etmeye yeltendiğinde ise aralarında Ulaş Bardakçı, Sinan Cemgil ve Taylan Özgür’ün de olduğu ODTÜ’nün devrimci gençleri emperyalist Komer’in arabasını ters çevirerek ateşe verdi.

Olayın büyük yankıları oldu. Kısa sürede Rektörlükten Amerikan dostluğuna vurgu yapan, öğrencileri kınayan bir açıklama geldi ve ODTÜ’nün bir aylığına kapatılması kararı alındı. Karar öğrenciler tarafından tanınmadı. Bazı öğrenciler tutuklandı, işbirlikçi burjuvazinin foseptik  yayın organları sayfalarında yine hükümetin Amerikan dostluğuna genişçe yer verdi, devrimci öğrencileri bir grup anarşist diye karalamaya çalıştı. Buna rağmen dönemin anti-emperyalist gençliği geri adım atmadı. 3000 ODTÜ öğrencisi tutuklanan arkadaşlarıyla dayanışma amacıyla, “Komer’in arabasını yakanlardan birisi de benim” diyerek savcılığa dilekçeler verdiler. ODTÜ’lü öğrencilere farklı üniversitelerden de destek geldi.

  • Dünün hatırası değil, bugünün mücadelesi

Devrimci gençliğin çaktığı anti-emperyalizm kıvılcımı ateşe dönüştü. Komer’in arabasından çıkan o ateş, Türkiye’de anti-emperyalizm mücadelesinin ateşi oldu, bütün memlekete yayıldı, yangına dönüştü.

68 devrimci gençliğinin vermiş olduğu bu mücadeleyi bizler gururla taşıyoruz, örnek alıyoruz. Onların yaktığı anti-emperyalizm ateşi dünün hatırası değildir. O ateş bugünün anti-emperyalist  bayrağının yükseltilmesidir. O ateş, bugüne ışık tutuyor. Emperyalizmin işbirlikçisi oligarşik dikta sözcüsü Erdoğan ve düzen partilerine karşı verdiğimiz mücadelede önümüzü aydınlatıyor, rotamızı belirliyor.


image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.