Küba’nın yeni Başkanı kim ve nasıl seçildi?

0 902
image_pdf

Dünyanın diğer ülkelerinin aksine Küba’da Komünist Parti, bir seçim partisi değil. Seçim için aday çıkarmıyor. Küba mevzuatı, bu bakımdan usule uygun. Yerel, bölgesel ve yasama düzeylerinde sadece seçmenler aday gösterebilir. Yani KKP’nin seçim için aday göstermesi kesin surette yasak.

Prosedür şu şekilde işliyor: seçimlerden önce yurttaşlar, aday göstermek üzere seçim bölgelerindeki “halk toplantılarında bir araya geliyor. Her bir seçim için en az iki, en fazla sekiz aday gerekiyor. Taban tarafından seçilen adayların özgeçmişleri seçim bölgesindekilere postalanıyor. Seçim kampanyası yapmak kati surette yasak. Yerel, bölgesel ve yasama meclisi seçimlerinde oy kullanımı genel ve gizli.

1. Küba’nın yeni Başkanı kim ve nasıl seçildi?

Küba’nın yeni Başkanı 58 yaşındaki Miguel Díaz-Canel. Küba Devrimi gerçekleştikten bir yıl sonra, 20 Nisan 1960’da doğdu. 1985’te mühendislikten mezun olduktan sonra Las Villas Merkez Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine başladı. 1994’te Villa Clara kentinde Komünist Parti Bölge Komitesi Birinci Sekreteri olarak seçildi. Kısa zamanda ılımlı, çalışkan ve dürüst biri olarak ün kazandı. 10 yıl sonra 2003’te Holguín kentinde aynı pozisyona geldi. 2003’te, bölge halkı tarafından tanınmasının yanı sıra olağanüstü geçmişinin yardımıyla Küba Komünist Partisi Politbürosu’na kabul edildi. 2009’dan 2012’ye kadar Yüksek Öğrenim Bakanlığı görevini yürüttü. 2012’de Eğitim, Bilim, Spor ve Kültür’den sorumlu Başkan Yardımcısı olarak Bakanlar Kurulu’nda yer almaya başladı. 2013’te Küba Parlamentosu tarafından Küba Devlet Başkanlığı’nın kendisinden sonra en yetkili makam olan Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcılığı’na seçildi.

Miguel Díaz-Canel, 19 Nisan 2018’den bu yana Küba Cumhuriyeti’nin Başkanı. Küba Parlamentosu’nun 605 vekili, Devlet Konseyi Başkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından beş yıllığına, dolaylı oylama gerçekleştirilerek seçildi. Makamı, Küba Cumhuriyeti Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerini bir araya getiriyor. 2006 – 2018 yılları arasında iktidarda olan Raul Castro’nun halefi oldu, böylece Devrim’in zaferinden sonra doğan ve ülkenin en yüksek makamına gelen ilk lider oldu.

2. Küba başkanlık seçimleri neden dolaylı oylamayla yapılıyor?

Miguel Díaz Canel, iktidara gelebilmek için öncelikle doğrudan, genel ve gizli oylama ile Küba Parlamentosu’nun üyesi olarak seçildi. Sonrasında ise Parlamento tarafından Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkanlığı’na, diğer adıyla Küba Devlet Başkanlığı’na seçildi.

Kübalılar, başkanlık seçimleri söz konusu olduğunda dolaylı oylamanın en demoktatik yol olduğuna ikna olmuş durumdalar. Doğrusu, sembolik olması bir yana, doğrudan seçilen Devlet Başkanı’nın seçmene hesap vermesi gerçekçi değil. Diğer taraftan, Başkan İspanya ya da Birleşik Krallık örneğinde olduğu üzere bir dizi Batılı ülkeninki gibi Parlamento tarafından seçilirse, Parlamento yürütme üzerindeki kontrolü sağlar durumda oluyor. Yani, yaptıklarını savunmak için öncelikle Parlamento’ya gelmek zorunda olan ve doğrudan ulusu temsil edenlerin sorularına cevap veren bir Devlet Başkanı’na güvenmek daha kolaydır. Dahası, dolaylı olarak seçilen bir Başkanın kendisini, bazen bütün insanlar üzerinde doğrudan meşruiyet iddia edenleri tanımladığımız karakteristikte mutlak güç hissetmesi daha az olasıdır. Bir başka deyişle, parlamento tarafından seçilen Başkan’ın, doğrudan insanlar tarafından seçilen bir Başkan’dan daha az gücü vardır.

3. Fidel Castro ve Raúl Castro 1959’dan bu yana ülkeyi nasıl yönetti?

Genel kanının aksine, 1959 sonrası devrimci Küba, en az 5 tane devlet başkanına sahip. Manuel Urritia, 1959’in Ocak ayından Temmuz’a kadar bu makamda görev yapan ilk kişi. Osvaldo Dorticós bu görevi 1959 Temmuz’undan 1976 Aralık’ına kadar üstlendi. 1976’da yeni Anayasa’nın kabul edilmesinden sonra Fidel Castro 1976’dan 2006’ya kadar Devlet Başkanlığı görevine geldi ve her beş yılda usulünce oylandı. Fidel’in yönetimi devretmesinden 2 yıl önce, 2006 yılında sağlık sorunlarından ötürü siyasetten emekli olmasının ardından Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Raúl Castro, anayasada belirtildiği üzere 2008’e kadar görevi devraldı. Raúl Castro 2008’den 2018’e kadar iki kez Küba Cumhuriyeti Başkanı seçildi ve iki dönem başarıyla hizmet etti. İkinci döneminde idari görev süresini maksimum 10 yıl ile sınırlandırmak isteyen Raul, tekrar aday olmak istemediğini açıkladı. İdari yetki önlemi, bir sonraki anayasal reforma eklenecek. Böylelikle Miguel Díaz-Canel, 2028’e kadar ikinci kez iktidar olma olasılığını elinde bulundurarak 2023 yılına dek Küba Cumhuriyeti Başkanı seçildi.

Fidel Castro’nun Küba tarihindeki önemi inkar edilemez bir olgu ise, o zaman biz de “Castro kardeşlerin Küba’sı” ifadesinin siyasal açıdan neden hatalı olduğundan bahsedelim. Fidel Castro 17 yıl başbakan olduktan sonra, 30 yıl Devlet Başkanı olarak görev yapmıştır. Raúl Castro ise 12 yıl boyunca Devlet Başkanı idi. Fidel ve Raúl Castro dışındaki kardeşler ise Küba’da herhangi bir yönetici pozisyona sahip değildi. Fidel Castro’nun yedi çocuğu, Raúl Castro’nun dört çocuğu var. Aralarından hiçbiri hükümette herhangi bir görev almış değil.

İktidarda uzun süre kalma bakımında karşılaştırma yapacak olursak; François Mitterrand 14 yıl boyunca Fransa Cumhuriyeti’nin başkanıydı. Felipe González 14 yıl boyunca İspanyol hükümetinin başındaydı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, 2021 yılında dördüncü dönemi sona erdiğinde Almanya’nın başında 17 yıl geçirmiş olacak.

4. Tek bir parti varken demokratik seçimden bahsedilebilir mi?

Dünyanın diğer ülkelerinin aksine Küba’da Komünist Parti, bir seçim partisi değil. Seçim için aday çıkarmıyor. Küba mevzuatı, bu bakımdan usule uygun. Yerel, bölgesel ve yasama düzeylerinde sadece seçmenler aday gösterebilir. Yani KKP’nin seçim için aday göstermesi kesin surette yasak.

Prosedür şu şekilde işliyor: seçimlerden önce yurttaşlar, aday göstermek üzere seçim bölgelerindeki halk toplantılarında bir araya geliyor. Her bir seçim için en az iki, en fazlasekiz aday gerekiyor. Taban tarafından seçilen adayların özgeçmişleri seçim bölgesindekilere postalanıyor. Seçim kampanyası yapmak kati surette yasak. Yerel, bölgesel ve yasama meclisi seçimlerinde oy kullanımı genel ve gizli.

Kübalılar, kendi sistemlerinin diğer birçok Batılı ülkeden daha demokratik olduğuna ikna olmuş durumdalar. Bakış açıları şu şekilde: Fransa’da çoklu parti sistemi var. Ne seçimi olursa olsun genellikle adaylar siyasi partiler tarafından belirleniyor. Böylelikle Fransız yurttaşlar belli siyasi akımlarca belirlenmiş belli adaylar arasında seçim yapıyor. Ancak Fransa’da yurttaşların yüzde 5’inden daha azı aday gösterme hakkı elde edebilecekleri siyasi partilere üye. Yani seçmenin yüzde 95’i herhangi bir seçimde aday gösterme hakkına sahip değil. Seçmenlerin tercihleri, belli bir siyasal partinin belirlediği adaylarla sınırlı.

5. Küba’nın yeni Parlamento’su kimlerden oluşuyor?

Küba’nın yeni Parlamentosu’nun bileşimi genelde Küba halkı ve onun etnik ve toplumsal farklılıklarından oluşuyor. Her şeyden önce seçimlere katılım oranı yüzde 85’ti. Vekillerin neredeyse yüzde 50’si (293) Komünist Parti ya da Komünist Gençlik Birliği üyesi değil. Genel kanının aksine KKP’ye başvuru yoluyla kolayca üye olunamıyor. Tam tersi; KKP’ye katılmak için bir üye tarafından önerilmiş olmanız ve uzun süreli seçim aşamasından geçmeniz gerekir. Tüm Kübalıların KKP üyesi olması gerektiği fikri tamamiyle fantezi ürünüdür.  Küba’daki 8 milyondan fazla seçmenin (toplam nüfus 11,2 milyon) sadece 800 bini KKP’ye üyedir, ki bu da seçmenlerin ancak yüzde 10’una tekabül eder. Buna 400 bin üyeli Komünist Gençlik Birliği’ni de eklersek, toplamda 1,2 milyon insana ya da seçmenlerin yüzde 15’ine eşit olur. Haliyle seçmenlerin yüzde 85’i KKP ya da UJC üyesi değildir.

Vekillerin yüzde 53’ünden fazlası (322) kadındır. Yüzde 56’sından fazlası (338) Parlamento’ya ilk kez seçilmiştir. Parlamenterlerin yaş ortalaması 49’dur ve seçilen temsilcilerin yüzde 13’ü (80 üye) 18 – 35 yaş aralığındadır. Vekillerin neredeyse yüzde 90’ı 1959’dan sonra doğmuştur. Yüzde 40’ından fazlası ya siyahtır ya da melezdir. Küba Parlamentosu Sözcüsü Esteban Lazo siyahtır. Başkan Yardımcısı Ana Maria Mari Machado kadındır. Parlamento sekreteryasına da Miriam Brito, bir kadın, öncülük etmektedir.

Kaynak: Sendikaorg

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.