Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Başkanı Mehdi el-Meşat, Yemen Başbakanı Ahmed Galib el Rahvi ve beraberindeki bakanların siyonist “İsrail” saldırısında şehit edilmesinin ardından yaptığı konuşmasında “Düşman bu acıyı bizlere yaşattı, İntikamımız geceyi sabaha bırakmaz; kirli hükümetinizin elleriyle işlediğiniz suçların bedelini ödeyeceksiniz.” diyerek intikam sözü verdi.
– Yemen Cumhurbaşkanı Mehdi Meşat’ın konuşması şöyle:
Büyük bir gurur ve derin bir hüzünle, Yemen halkımıza, Başbakan Ahmed Galib el-Rahvi ve bazı arkadaşlarının şehit olduğunu bildiriyoruz.
Başbakan ve arkadaşları, geçen Perşembe günü bir toplantı sırasında, hain ve zalim “İsrail”in saldırısına uğrayarak şehit oldular. Şehitlerin değerli ailelerine, yakınlarına ve aziz Yemen halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Devletin tüm kurumlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz; çünkü bu kayıp, halkımıza hizmet etme ve sorumluluk taşıma yolunda örnek teşkil eden şahsiyetlerin kaybıdır.
Bizler, kendimizi teselli etmeye çalışırken, Gazze’deki kardeşlerimizin yaşadığı dramı yüreğimizde hissediyor, masum çocukların hiçbir suçları yokken katledildiğini, hakları gasp edilerek yok edildiklerini unutmuyoruz.
Gazze’deki kadın kardeşlerimizin acısını da içimizde duyuyoruz. Onlar, şimdi ya dul, ya çocuklarını kaybetmiş, ya esir düşmüş, ya yaralanmış ya da katledilmiş durumdalar.
Şehitlerimiz, Yemen tarihinin en zorlu döneminde, en büyük sorumluluğu en layık şekilde taşıdılar. Şehitlerimiz, Allah’a, halkımıza ve ümmetimize, Gazze ve Filistin’deki kardeşlerine her türlü zorluk ve fedakarlık karşısında destek olma sözü verdiler.
Şehitlerimiz, verdikleri sözleri yerine getirdiler, kanlarıyla bunu mühürlediler ve mücadelelerini, Allah yolunda şehit olarak sonlandırdılar. Şehitlerimiz, Allah’ın düşmanı olan zalim Siyonistlere karşı, en kutsal davada şehit oldular. İşte bu, gerçek zaferdir.
(Yemen halkına hitaben): Değişim ve inşa hükümeti, verilen görev doğrultusunda sorumluluğunu yerine getirecektir. Devletin kurumları, direniş gösteren, sabırlı ve kararlı Yemen halkına hizmet etmeye devam edecektir. Bu büyük şehitlerin kanları, Allah yolunda sabır, kararlılık ve özveri gösterme konusunda bize daha büyük bir motivasyon ve güç kaynağı olacaktır.
Düşman bu acıyı bizlere yaşattı, ancak biz Allah’a, Yemen halkına ve şehitlerimizin ile yaralılarımızın ailelerine söz veriyoruz ki, intikamımızı alacağız ve bu yaralardan zaferi doğuracağız.
(Düşmana hitaben): Direncimizi kırmaya asla gücünüz yetmeyecek, çünkü biz Allah’la ve O’nun yolundayız. Sabırla güç buluyor, O’ndan kuvvet alıyor ve kararlılıkla dimdik ayakta duruyoruz. Ne bombardımanlarınız ne de tehditleriniz bizi korkutacak; çünkü bizim şerefimiz Allah katında şehadet ve O’nun vaadiyle garanti altındadır. Allah, verdiği sözden dönmez.
(Düşmana hitaben): Mücadelemiz devam edecek ve karşılık vereceğiz; bundan böyle asla güvende olmayacaksınız. İntikamımız geceyi sabaha bırakmaz; kirli hükümetinizin elleriyle işlediğiniz suçların bedelini ödeyeceksiniz. Hala bir şansınız var; işgalci sürülerinizin kendi topraklarına geri dönmesi için fırsat hala var.
Tüm dünya vatandaşlarını, Siyonist rejime ait hiçbir mal ve mülk ile ilişki kurmamaya çağırıyoruz. İşgal altındaki topraklarda bulunan tüm şirketlere son tavsiyem: Zaman tükenmeden orayı terk edin.
Aziz Yemen halkımıza güvence veriyoruz ki, silahlı kuvvetlerimiz her açıdan güçlüdür; düşmanın kazandığı zafer ise yalnızca bir tesadüften ibarettir. Halkımız, türlü tehlikeleri ve zorlukları aşarak bugünlere gelmiştir; Allah’ın yardımı ve hikmetli liderliğiyle her türlü engeli aşma gücüne sahiptir.
Eğer Yemen’in kutsal ve pak kanları dökülürse, o kanlar dünya imparatorluklarını devirecek kudrete sahiptir; hele hele, zelil ve hakir bir varlık olan “İsrail”i söylemeye bile gerek yok.
Hükümetimizin kahraman ve azametli şahsiyetlerinin kanları, o pislik varlık olan “İsrail”i silip süpürmeye yetecektir.
Gazze halkına sesleniyorum: Duruşumuz değişmedi, değişmeyecek. Savaşın sona erdirilmesi ve kuşatmanın kaldırılması noktasında, ne kadar büyük bir zorlukla karşılaşsak da hep birlikteyiz.
Allah bizimle, zafer bizim olacak; ne kadar zaman alırsa alsın. Özgürlüğün bedeli kanla ödenir ve bizler, fedakârlık, direnç ve meydan okumada zirvede olan bir halkız.

