Kaz Dağları Siyanür Denizine Dönüşecek

0 215
image_pdf

Çanakkale’de Kaz Dağları eteklerindeki altın arama çalışmalarına karşı protestolarını sürdüren yaşam savunucuları, maden sahasına yürüdü.

Çanakkale’de Kaz Dağları eteklerinde bulunan Kirazlı köyü yakınında siyanürlü madencilik faaliyetinde bulunmak isteyen şirkete karşı başlatılan nöbet eylemi devam ederken, yaşam savunucuları tepkilerini göstermek üzere dün (27 Temmuz) yeniden maden sahasına yürüdü. Yürüyüşe Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Mutluay, Belediye Meclis üyeleri ile birlikte çok sayıda kurum temsilcisi ve yaşam savunucuları katıldı.

“Doğayı Katledenler Vatan Hainidir” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Altıncı Filo Kaz Dağlarından Defol” sloganı atıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre madenin giriş kapısına kadar yürüyen grup, burada bölgede yürütülen maden arama çalışmalarına dair bilgilendirme toplantısı düzenledi.

  • Belediye Başkan Yardımcısı: “Zehir suyumuza karışacak”

İlk sözü alan Çanakkale Belediyesi Başkan Yardımcısı İrfan Mutluay, maden arama çalışması yapan şirketin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarına aykırı hareket ettiğini ifade etti.

Mutluay,  “Raporlarında kesecekleri ağaç sayılarını 45 bin 650 olarak belirttiler. Ama bizim yapmış olduğumuz tespitler, drone ile yapmış olduğumuz görüntülemeler ve orman mühendisleriyle yaptığımız incelemelere göre sahadan kesitler aldık. Birim alanındaki ağaç sayılarını saptadık ve kesilen ağaç sayısının şu ana kadar en az 195 bin olduğunu gördük. Bunun ötesinde hepimizin bildiği gibi burası kentimizin tek içme ve kullanma suyu olan Atikhisar Barajı havzadır. Burada yağış olduğunda toprakta biriken zehir, direkt içme suyumuza karışacak” dedi.

  • ‘”Karşı çıkmazsak Kaz Dağları siyanür denizine dönüşecek”

Maden şirketinin çalışmalarına karşı nöbet eyleminde yer alan yaşam savunucularından Yusuf Ay ise, kent halkının ve kamuoyunun konuya daha fazla ilgi göstermesi ve büyük bir sivil insiyatif geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Burada yapılan çalışmalara karşı çıkmazsak bütün Kaz Dağı siyanür denizine dönüşecek, böyle bir tehlike var” diyen Ay, “Gece gündüz çalışarak birbirimizi örgütlememiz gerekiyor. Buraya arkamızı döndüğümüz zaman gideceğimiz bir coğrafya yok. Zenginler gider. Peki biz nereye gideceğiz. Suyumuzu, havamızı tarım ürünlerimizi zehirleyecekler. Dolayısıyla bu işin şakaya gelir bir tarafı yok. Buradaki mücadele aynı zamanda kentin bütün noktalarında devam etmeli” diye konuştu.

  • “İnsana ve topluma dair hesap yapılmıyor”

Çanakkale İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül de, yaptığı konuşmasında Kaz Dağları ekosisteminin dünyadaki en önemli sistem olduğunu ifade etti.

Akgül, devamında şunları belirti: “Burada şunu dikkate almak lazım; Binlerce yıllık mitoloji son 20 yılda ne hale geldi. ÇED aldık diyorlar. Sadece hesap, kurulum sermayesi, işletim sermayesi ve kar. Analiz hesapları budur bunların. Hesapta olmayan şurada kaldırılmış olan yeşil örtünün altındaki tek hücreli organizmalardan tutun, bütün börtü böcekleri insana kadar burada ne kadar habitat yok oldu. Şimdi bunları nasıl geriye getireceksiniz. İnsana ve topluma dair hesap yapılmıyor ve Türkiye’de bu hesaplarla kazılmadık yer kalmaz.”

Yapılan bilgilendirme toplantısının ardından buradan ayrılan yaşam savunucuları nöbet eylemlerine devam ettikleri Balaban mevkiine geçti.

Yürüyüşün gerçekleştiği dakikalarda sosyal medya platformlarından binlerce kişinin #Kazdağlarıhepimizin etiketiyle yaptıkları paylaşımlar ise, Türkiye gündemine oturdu.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.