Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC), kurucu kadroları arasında yer alan eski Genel Sekreter Yardımcısı, Filistin devriminin önde gelen politik-askeri liderlerinden ve bölge devrimcilerinin yakından tanıdığı Davud Ahmed Marağa (Ebu Ahmed Fuad) yoldaş, uzun süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Ebu Ahmed Fuad yoldaş’ın vefatını açıklayan FHKC, Corc Habaş ve diğer yoldaşlarıyla birlikte Halk Cephesi’ni (FHKC) kurdular. Nakba’yı yaşamış, Eylül olayları sırasında Ürdün makamları tarafından tutuklanmış ve 1967’deki işgalden bu yana işgal güçleri tarafından ülkesine dönmesi engellenmiştir.” denildi.
– FHKC AÇIKLAMASI ŞÖYLE:
1942’de işgal altındaki Kudüs’ün doğusundaki Silvan köyünde doğdu. Vatanseverliği ve işgale karşı direnişiyle tanınan Kudüslü bir ailede büyüdü. evli ve iki oğlu, üç kızı var.
Genç yaşta (FHKC’nin öncülü olan) Arap Milliyetçileri Hareketi’ne katılarak siyonist projeye karşı devrimci ilkelerini benimsedi. Ürdün ve Filistin’de siyasi ve askeri faaliyetlere dahil oldu. Daha sonra 1967 Aralık ayında Corc Habaş ve diğer yoldaşlarıyla birlikte Halk Cephesi’ni (FHKC) kurdular.
Mısır ve Doğu Avrupa’da ileri düzey askeri eğitimler aldı. Cephe’nin askeri ve organizasyonel kapasitesini inşa etmede önemli rol oynadı.
60’ların sonu ve 70’lerin başında Ürdün’deki Merkez Komite’nin liderliğini yaptı. Filistin direnişinin Ürdün’den ayrılmasının ardından Lübnan’a geçti ve burada Cephe’nin Güney Lübnan’daki askeri operasyonlarını yönetti.
Siyonistlerin 1978 ve 1982 işgallerine karşı destansı direnişler sergileyerek işgale karşı önemli bir engel oluşturan direniş üslerinin inşasına katkıda bulundu.
Lübnan’dan Suriye’ye geçti ve Şam’da ikamet etti. 28 Kasım-3 Aralık 2013 tarihleri arasında düzenlenen FHKC’nin 7. konferansında önce Siyasi Büro şefi, ardından da Genel Sekreter Yardımcısı seçildi. Bu görevde, direniş ve ulusal birliği güçlendirme çalışmalarını sürdürdü
2017 ve 2021 yıllarında Kahire’deki Filistin ulusal uzlaşı görüşmelerinde Halk Cephesi’ni temsil etti. Silahlı direnişe dayalı birlik ilkesinin, Filistin halkının hedeflerine ulaşmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı.
Son aylarda hastalıkla mücadele etmesine rağmen, Filistin direnişinin gelişmelerini yakından takip etti. Gazze’ye yönelik siyonist soykırım saldırılarını derin bir hassasiyetle takip etti, Direniş’in zaferine olan inancını korudu, Gazze’nin kararlılığını ve direnişinin yiğitliğini, yeni Filistin neslinin işgalcileri varoluşsal bir ikileme sokan yeni denklemler yaratma yeteneğinin bir kanıtı olarak görerek, kalbinde ve zihninde varlığını sürdürdü.
Nakba’yı yaşamış, Eylül olayları sırasında Ürdün makamları tarafından tutuklanmış ve 1967’deki işgalden bu yana işgal güçleri tarafından ülkesine dönmesi engellenmiştir.
Kudüs’e olan sevgisi ve özlemi, kalbinde ve zihninde hep canlı kaldı. Kudüs’ün işgalden kurtuluşunu görmek, sokaklarında yürümek ve tarihinin direniş kokusunu solumak en büyük hayallerindendi. Kudüs’ün sonsuza kadar Filistin’in başkenti ve Filistin mücadelesinin cevheri olacağına inandı. Bu duygudan bir an bile kopmadı.
Biz FHKC olarak, Ulusumuza, halkımıza, dünyanın özgür halklarına, büyük ve merhum yoldaşın ailesine, onu tanıyan, tanımayan herkese en derin taziyelerimizi iletiyoruz. Onu sevdik, onun mücadele dolu mirasına ve devrimci ilkelerine sadık kalacağımızı söz veriyoruz.
Bugün büyük, sıra dışı ve eşsiz bir ulusal lidere veda ederken, onun izinden gitme ve savunduğu ulusal değişmezlere ve ilkelere bağlı kalma kararlılığımızı ve ilkelerin en başında gelen, Filistin’in her karış toprağı temizlenene kadar direnişi sürdüreceğimizi teyit ediyoruz.
Büyük ulusal lidere şan ve ölümsüzlük
Direniş sürüyor… ve zafer kaçınılmaz
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi 17 Ocak 2025

