Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, bugün yaptığı konuşmasında “Ey Arap rejimleri ve komşu ülkeler, Filistin’i yüzüstü bıraktınız, Nesiller boyu peşinizi bırakmayacak bu utanma ve şerefsizlik size yeter.” dedi.
“Suriye’deki tekfirci grupların barışçıl, silahsız sivilleri öldürmekten başka bir derdi, uğraşı yoktur.” diyen Seyyid Abdulmelik el-Husi’nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
– Seyyid Abdulmelik el-Husi konuşmadan öne çıkan başlıklar:
– İsrail düşmanı soykırımını yeniden başlattı ve çadırlarda ve yıkılmış evlerinin kalıntılarında yaşayan Filistin halkına Amerikan bombaları yağdırıyor.
– İsrail düşmanı, kanunlara, anlaşmalara, değerlere ve ahlaka uymamakta ve en iğrenç suçları en büyük vahşetle işlemektedir.
– İsrail düşmanı, Gazze’de Amerikan teşviki ve kendisine sağlanan silahlarla her türlü suçu işleyerek çocukları ve kadınları öldürüyor.
– Amerikan hükümeti İsrail düşmanının yaptıklarını açıkça ve net bir şekilde destekliyor ve İsrail saldırganlığını sürdürdüğünde, Beyaz Saray İsraillilerin yaptığı her şeye desteğini teyit etti.
– Filistin’de yaşananlar, Amerikan düşmanının, İsrail düşmanına tam desteği ve benimsemesiyle yapılıyor.
– İsrail düşmanının Batı Şeria’da yaptığı şey onları yerinden etmeyi amaçlıyor, Cenin’de yaşananlar ise tam bir felaketti.
– Mescid-i Aksa sürekli saldırıların hedefi oluyor ve Ben-Gvir’in eylemleri, İslam’ın en büyük kutsallarından birine yönelik hedef alma ve saldırıların tırmandırıldığını gösteriyor.
– Ümmetimiz, İsrail düşmanının işlediği suçların ve Filistin davasını kapsamlı Amerikan desteğiyle tasfiye etme amacının tehlikeleriyle karşı karşıyadır.
– İsrail düşmanı Lübnan’daki anlaşmayı ihlal ediyor, ihlalleri ve saldırıları durmamış, Beyrut’a kadar uzanmış, Lübnan topraklarını ve kanını ihlal etmeye devam ediyor.
– İsrail ordusu, Şam ve Suriye’nin diğer illerine yönelik hava saldırılarını sürdürüyor ve güney Suriye’yi üç kategoriye ayırıyor.
– Suriye’deki tekfirci grupların barışçıl, silahsız sivilleri öldürmekten başka bir derdi, uğraşı yoktur. Tekfirci gruplar, İsrail düşmanının gerçekleştirdiği katliam, baskın ve yıkımlara hiçbir ciddi ve pratik yanıt vermeden seyirci kalıyor.
– Siyonist canilerin ortaya koyduğu en büyük İsrail planı, Gazze Şeridi’ni parçalamak yönünde hareket etmektir. Gazze Şeridi’nin bölgelerinin birbirinden koparılıp tecrit edilmesi ve abluka uygulanmasıyla düşman, gönüllü göç adını verdikleri şeyin kapısını aralıyor.
– Amerikan bombaları, çadırlarındaki Filistin halkının üzerine, yıkılmış evlerinin enkazına ve açlıktan ölmek üzere olan Filistin halkının üzerine yağarken, nasıl bir gönüllü göçten söz edilebilir?!
– Zorla yerinden etme, çadırlarda kurulan kamplarda yerinden edilmiş insanların üzerine ölümcül Amerikan bombaları atılmasıyla olmuyorsa, zorla yerinden etme nedir? Amerika’nın rolü temeldir, çünkü yerinden edilme meselesinin finansörü, koruyucusu, ortağı ve sponsorudur.
– Filistin halkının maruz kaldığı her şeyin, insanların sadece izleyip açıklamalarla yetindiği rutin bir duruma dönüşmesi kesinlikle kabul edilemez.
– Arap halklarının Filistin’de yaşananlara karşı sessizliği ve kayıtsızlığı, bütün ilkelerin, değerlerin, ahlakın, kanun ve nizamların tersine dönmesidir.
– Mescid-i Aksa Tufanı’nın yaşandığı 15 ayda olduğu gibi küresel çapta faaliyet ve aksiyona geri dönmeliyiz.
– Filistin halkını destekleyen politikalar benimsemeleri için hükümetlere baskı yapmak amacıyla küresel düzeyde çeşitli ülkelerde geniş çaplı faaliyetler yürütülmelidir.
– Bu kez meselenin bütün ülkeleri kapsayan bir suskunluk haline dönüşmemesi gerekiyor.
– Amerika, Filistin halkıyla dayanışma içinde insani bir ses ve duruş sergileyen her türlü faaliyeti resmen bastırmak için harekete geçiyor. Üniversitelerdeki topluluklara ve aktivistlere yönelik Amerikan baskısı var, hatta bazıları sınır dışı ediliyor.
– Avrupa ülkelerinde de aktivistlere yönelik kısıtlamalar ve sınır dışı etme tehdidi konusunda baskılar var.
– İslam âlemine dini, insani ve ahlaki sorumluluklarını hatırlatmak, ümmet olarak onların ulusal güvenliklerini gözetmek herkesin görevidir.
– Bu sorumluluğun herkese hatırlatılması ve herkesin harekete geçmesi gerekiyor. Zira suskunluk hali tehlikelidir ve yaşananlar karşısında başlı başına bir yük ve günahtır.
Filistin’de yaşananlara duyarsız kalan ümmet, sorumluluktan kurtulmuyor, bilakis duyarsızlığın ve suskunluğun yükünü taşıyor.
– Ey Arap rejimleri ve komşu ülkeler, Filistin’i yüzüstü bıraktınız, hiç olmazsa İsrail düşmanının desteklenmesine katılmayın. Nesiller boyu peşinizi bırakmayacak bu utanma ve şerefsizlik size yeter.
– Gazze ve Yemen’i başarısızlığa uğratmanın korkunç yükünü üstleneceksiniz.

