Herkes yaşama ses vermeli

52
image_pdf

Yakınları farklı tarihlerde açlık grevine giren tutuklu yakınları, taleplerin kendi talepleri olduğunu belirterek, “Bütün dünya bugün bu eyleme ses vermelidir. Çünkü insanlar elinde bulunan tek silahı olan bedenlerini ölüme yatırmıştır. Herkes yaşama ses vermelidir” çağrısı yaptı.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kalkması talebiyle başlayan açlık grevleri devam ediyor. Hem dışarıda hem de cezaevlerinde devam eden açlık grevleri kritik bir aşama geldi. Yakınları farklı tarihlerde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan tutuklu aileleri, herkese açlık grevlerine ses olmaya çağırdı.
1 Mart’tan bu yana Silivri 5 No’lu Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Ozan Hebun Sümeli’nin babası Mehmet Naci Sümeli, oğlunun ODTÜ’de doktora öğrencisi iken 8 ay önce tutuklandığını hatırlatarak, hala iddianamenin hazırlanmadığına tepki gösterdi.
‘SESLERİNE SES VERİLMELİ’
Açlık grevlerine dikkat çeken baba Sümeli, “Türkiye’de özgürlük mücadelesi verenleri engellemek mümkün değil. Açlık grevindekiler özgürlük ve demokrasi mücadelesi verdikleri için cezaevlerine atıldılar. Ama onlar bugün girmiş oldukları eylemle bundan onları alı koymanın mümkün olmadığını herkese gösterdiler. Bu nedenle ülkede demokrasi, hukuk ve insan hakları olmasını isteyenler açlık grevindekilerin sesine ses vermelidir” dedi.
Açlık grevinde olan tutukluların taleplerinin çok net olduğunu vurgulayan baba Sümeli, “İmralı’da Öcalan’a uygulanan tecridin son bulmasını istiyor. Türkiye’yi kendi yasalarına uymaya davet ediyor. Eğer bir demokrasiden bahsedilecekse öncelikle bu tecrit kalkmalıdır. Çünkü bu tecrit tüm Türkiye’ye uygulanıyor. Öcalan’a uygulanan hukuk dışı uygulamaların önünü kesebilirsek, ülkedeki diğer hukuksuzlukların önü de kesilmiş olur. Eğer bu tecrit kaldırılmaz ise tüm ülke hukuksuzlukla yüz yüze kalacak” diye konuştu.
‘TEK TALEPLERİ TECRİDİN KALDIRILMASIDIR’
İzmir Kırıklar Cezaevi’nde olan kardeşi Sertaç Kılıçaslan’ın 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olduğunu belirten Saadet Çaçan da, kardeşinin 11 yıldır tutuklu olduğunu anlattı. Kardeşinin şimdiye kadar 9 kilo verdiğini dile getiren Çaçan, “Tutuklar sadece tecridin kaldırılmasını istiyor. Bu çok fazla bir şey değildir. Görüşü gittiğimde ‘amacımız yerine gelmeyene kadar açlık grevlerini bırakmayacağız’ dediler. Biz sadece tutukluların hakları olan haklarının verilmesini istiyoruz” diye belirtti.
“Tutukların talebi benim de talebimdir” diyen Çaçan, “Bütün dünya bugün bu eyleme ses vermelidir. Çünkü insanlar elinde bulunan tek silahı olan bedenlerini ölüme yatırmıştır. Ölümlerin olmaması için herkes yaşama ses vermelidir. Öncelikle anneler başta olmak üzere herkes el ele vermeli ve tutukların sesi olalım” diye konuştu.
‘ZORLA MÜDAHALE İSTEMİYORLAR’
Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan ve 16 Aralık 2018 tarihinden bu yana açlık grevinde olan yazar Ramazan Çeper’in kardeşi Aysun Çeper de, “Kendisiyle geçen hafta görüştüm morali çok iyiydi. Ama sağlık sorunları kendini göstermeye başlamış. Unutkanlık başlamış. Zaman zaman parmaklarını ayaklarını hissetmiyor. Bana bir çekmeceye uzandığını ve bir A4’ü bile tutamadığını söyledi. Bizde arkasındayız. Taleplerinin kabul edilmesini istiyoruz” dedi. Aysun Çeper, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açlık grevinde olan Hakan Adıgüzel’i de gördüm. 5 Ocak’tan bu yana açlık grevinde. Çok fazla zayıflamışlardı. Ramazan 20 kilo vermiş. Bir belge imzalamışlar, ileri ki günlerde hafızalarını kaybederlerse tedaviyi kabul etmeyeceklerine dair bir belgedir bu.”
‘TECRİT BİR BÜTÜNDÜR’
“Dışarıdaki sessizlik biraz öğrenilmiş çaresizlik gibi. İnsanlar korkudan seslerini çıkaramıyorlar. Dolayısıyla vicdanlar ayakta ama korkular da ayakta. Dolayısıyla harekete geçemiyor bu durum” diyen Çeper, sözlerini şöyle tamamladı: “İnsan bizim gözlerimizin önünde eriyorlar. Bunu bütün vicdan sahibi insanların kalkıp harekete geçmeleri gerekiyor. Bu tecrit sadece Kürt halkının önderi üzerinde yoktur. Bütün toplumun üzerinde var olan bir tecrittir. Bugün KHK’liler, kadınlar üzerinde vardır. Tecrit bir bütündür. Dolayısıyla bu sadece Kürt halkına yönelik bir tecrit politikası değildir. Genel bütün halka dönüktür. Halkı da duyarlılığa çağırıyoruz.”
image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.