Cumartesi Anneleri Maksut Tepe’nin Akıbetini Sordu

0 153
image_pdf

Cumartesi Anneleri adalet talebiyle başlattıkları eylemlerini 776. haftada da sürdürdü. Bu haftaki buluşmada 1984’te gözaltında kaybedilen Maksut Tepe’nin akıbeti soruldu.

İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemleri yasaklanan Cumartesi Anneleri, 776’ncı hafta buluşmasını İHD İstanbul Şubesinin bulunduğu sokakta bir araya geldi. Bu haftaki buluşmada, 1984 yılında gözaltında kaybedilen Maksut Tepe akıbeti soruldu.

  • ‘CEZASIZLIK YALNIZ BİZİM DEĞİL TÜM YURTTAŞLARIN SORUNUDUR’

Bu haftaki açıklamayı gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak gerçekleştirdi. Gözaltında kaybetme, antidemokratik devletlerin hak ve özgürlük talep edenleri bastırma ve sindirme amacıyla uyguladığı bir şiddet yöntemi olduğunu vurgulayan Ocak, “Bu insanlık dışı suçun fail ve sorumlularının suçlanmasına, yargılanarak hakkaniyete uygun bir şekilde cezalandırılmalarına olanak yaratmayan devletler, hiç şüphe yok ki antidemokratiktir, ihlalcidir, baskıcıdır. Biz 776 haftadır Türkiye’deki antidemokratik rejimi ifşa ediyoruz. ‘Yaşam, adalet ve özgürlük haklarına saygı gösterilecek bir ülkede yaşamak her vatandaşın hakkıdır, bu hakları savunmak hepimizin sorumluluğudur’ diyerek buluşuyoruz. 776 haftadır ısrarla söylüyoruz; insan haklarının etkili bir biçimde korunduğu bir sistem oluşturulmadan, yurttaş olarak yaptığımız hukuki girişimlerin adalet temelinde sonuçlandırılması sağlanmadan, bu topraklar demokrasiden ve insan haklarından hep uzak olacaktır. O yüzden kayıp dosyalarındaki cezasızlık yalnız bizim değil, tüm yurttaşların sorunudur. Türkiye’nin sorunudur” dedi.

  • TEPELİ NASIL KAYBEDİLDİ?

Bu haftaki açıklamada 36 yıl önce gözaltında kaybedilen Maksut Tepeli için bir araya geldiklerini söyleyen Ocak, “28 yaşındaki Maksut Tepeli öğretmendi. Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) üyesiydi. 4 Şubat 1980 tarihinde görev yaptığı Erzincan’da tutuklandı, 4 ay cezaevinde kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a taşındı.Maksut Tepeli, 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul/Küçükbakkalköy’deki arkadaşının evine gitti. Eve yaklaştığında kapının kırık olduğunu fark ederek oradan uzaklaşmaya çalıştı. İçeride karakol kuran polisler tarafından açılan ateş sonucu yaralandı. Yoğun kan kaybetmesine rağmen hastaneye değil, bir battaniye içinde Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü. AYM dönemde gözaltında bulunan üç tanığın beyanlarına göre Tepeli, 5 Şubat 1984 tarihinde Gayrettepe Siyasi Şube’de gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı” diye konuştu.

Ocak son olarak şunları söyledi: “Gözaltına alındığı inkâr edilen Maksut’ un izini süren ailesi ve avukatları, olaydan uzun yıllar sonra onun 6 Şubat 1984 tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde öldüğü bilgisine ulaştı. Üç yıllık ısrarlı girişimler sonucunda da resmi makamlar, Maksut Tepeli’ninHelvacıdede Mezarlığı’na defnedildiğini açıkladı. Ancak mezar yeri bilgisini vermedi. 36 yıldır Maksut Tepeli ‘nin bedeni bulunamadı.MaksutTepeli’nin gözaltında kaybedilmesi ile ilgili bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütülmedi. Tanıklara rağmen, belgelere rağmen ailenin şikâyeti üzerine açılan üç soruşturma da takipsizlikle sonuçlandı.”

  • ‘SEVDİĞİME, EŞİME AİT MEZAR YERİNE ULAŞMAK İSTİYORUM’

Tepeli’nin eşi Şehriban Tepeli sağlık sorunları nedeniyle eyleme katılamayarak bir mektup gönderdi. Tepeli’nin mektupta şu ifadeler yer aldı: “İstanbul’a geldiğimiz zaman ailemizin diğer fertleri yakınlarımızın mezarına giderken, ben elimde karanfilimle Galatasaray’da alıyordum soluğu. Eşim gözaltına alındığında 2,5 yaşında olan kızımın sorduğu sorulara cevap veremedim. Şimdi torunlarımın soruyor aynı soruları. Sevdiğime, eşime ait mezar yerine ulaşmak istiyorum artık. Çocuğuma söyleyemediğim, burası bizim mezarımız sözünü torunlarıma söylemek istiyorum. Mahkeme tutanaklarında Maksut’a işkence yapanlar biliniyor. Bir inşam öldürmek bu kadar kolay olmamalı. Yargılanıp cezalandırılsınlar artık. Ömür boyu bu yasla, bu adaletsizlikle yaşamak istemiyorum. Sorumlu olan herkes artık yargılanarak hesap vermeli. Ve bir kez daha unutmayacağız, vazgeçmeyeceğiz diyorum.”

Kaybedilenler için Batman, Diyarbakır ve İzmir’de insan hakları savunucuları tarafından açıklamalar gerçekleştirildi.

image_pdf
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.